Çok güzel bir kitap.
Bilinmezliğin karşı konulmaz cazibesi etrafımızı sararken, üzüntü ve umutsuzluk da bir yandan yakamızı bırakmıyor ve bu bize kesinlikle çekici geliyor. Kadının sürekli olarak kullandığı 'Sen beni asla tanımadın' cümlesiyle içimizde oluşan keşke bir kereliğine de olsa tanısaydı hissi kitap boyunca bizi hiç bırakmıyor.
Sürükleyici güzel bir kitap.
İntikam, aşk, sırlar ve öfke...
Mardin'li bir ailenin kızı olan Reyyan ile Reyyan'ın babasının çok güvendiği sevdiği iş sebebiyle tanıdığı Miran'ın Reyyan ile evlenmek istemesi ve kısa zamanda evlenmeleri ile hikaye başlıyor. Miran Reyyan'ı kendine aşık olmak için çok uğraşıyor. Ve sonunda Reyyan'ın kalbini kazanıyor. Düğünlerinin sabahında Reyyan karşısında hiç tanımadığı bir adam ile karşılaşıyor.
Miran yıllardır içinde büyüttüğü ve sadece intikam için yaşadığı için intkamı uğruna masun olan Reyyan'ı kullanıyor. İntikamın ardından Miran Reyyana aşık oluyor. Ve hikaye bundan sonra başlıyor.
Hiç kendinizi bir yaprak gibi hissettiniz mi? Gözlerimi kapatıp o gün olanları her hatırladığımda aynı hissi yaşıyorum. Rüzgârda iradem dışında savrulan bir yaprak gibiydim. Uzun süre boyunca sonunu hiç görmeden ve ne olacağını hiç bilmeden, hayatım yön değiştirip durdu. Sonra bir nehre düştüm ve yaşamım, o coşkun akışın yön vermesi ile devam etti. Yine seçimim dışında bir yolculuğa devam ediyordum ama en azından gittiğim yön belliydi. Akıntıya karşı koyma isteğim ise cidden komikti. Bir yaprağın koskoca nehir karşısındaki şansı nedir ki?"