Gülsen Kılıçaslan

Gülsen Kılıçaslan

Yazar
8.1/10
1.522 Kişi
·
4.275
Okunma
·
193
Beğeni
·
9086
Gösterim
Adı:
Gülsen Kılıçaslan
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
Zonguldak, Türkiye, 3 Şubat 1989
3 Şubat 1989 yılında Zonguldak'ta dünyaya gelen Gülsen Kılıçaslan, madenci bir baba ve ev hanımı bir annenin ilk çocuğudur. Kilimli Yabancı Dil Ağırlıklı (İngilizce) Lisesi’ni bitirmiş ve sonrasında 2011 yılında Dumlupınar Üniversitesi, Kamu Yönetimi bölümünden mezun olmuştur.

İlk yazma deneyimlerine on iki yaşında başlayan yazar, ortaokul ve lise dönemlerinde yazdığı hikaye ve kompozisyonlarla çeşitli ödüller alarak edebiyat öğretmenlerinin dikkatini çekse de üniversite döneminde okuduğu bölüm dolayısıyla yazma tutkusuna ara vermiştir.

Eğitim hayatını tamamladıktan sonra beş yıl boyunca işsiz kalan yazar, özellikle bankalara yaptığı iş başvuruları sonuç vermeyince depresyona girmiş ve arkadaşının tavsiyesi üzerine Wattpad adlı sitede yazdıklarını yayınlamaya başlamıştır.

Bir anda talihi terse dönen yazar "En dipte olmanın en güzel yanı, artık yukarı çıkmaktan başka gidecek yerinizin olmaması," diyerek kariyerinin çıkışını özetlemektedir.

Hayal kurarken yarattığı dünyayı kafasında gerçekmiş gibi canlandırabilen yazar, yazmak için kendisini teşvik konusunda da en önemli unsurun hayal kurması olduğunu belirtiyor.

"Deli" kitabı ile büyük beğeni kazanan ve adını duyurmayı başaran Gülsen Kılıçaslan, geçtiğimiz yıl evlenmiştir. Şu an eşi ve oğlu ile birlikte İstanbul'da yaşamaktadır.
Ne umarsızca sevilmeden sevmeye ne de önünden görülmeden geçip gitmeye... Aşkın tadı hoştu, acısını tadıncaya kadar. . .
“Kafandaki sesi değil içindeki sesi dinle.” diyerek elini kalbimin üzerine koydu. “Kafandaki ses memnunken gönlün rahat mı? Unutma, ruhun dara düştüğünde kafandan geçenler değil, gönlünden geçenler seni feraha ulaştırır. Gerçek sen burada; vicdanında saklı.”
Bir şeye çok sinirlendiysem hiç karşılık vermezdim. Ne bir sözle ne de bir hareketle tepkimi belli ederdim. O kişiyi yok saymak ve cevap vermemek de bu tepkisizliğimin başını çekiyordu.
Asla dokunulmaması gereken zehirli bir çiçek gibiydi.Hem dokunursam ondan bir kötülük geleceğini biliyor;hem de güzelliği ile büyülenmiş şekilde kendimi ona bakmaktan alıkoyamıyordum.
544 syf.
·Puan vermedi
Ekleyebileceğim tek bir alıntı, altını çizmeye değecek tek bir cümle bile yok...

Uzun soluklarla ara verilmeyen bir aşk hikayesinden bahsediyor ama üzerinde durmayacağım çünkü aşkı maşallah hepiniz biliyorsunuz. Küçüklüğünde cinsel tacize uğrayıp bundan sonraki yıllarının bir kısmını zorlu bir psikolojik hastalıkla sürdüren Emre ilacı evlilikte bulur. Başta ne kadar burun kıvırsa da hatta evleneceği kızın kendinden korkması ve uzak durması maksadı ile yakın temasla üzerine yürüse de ( bu da cinsel taciz oluyor ) eşinden uzak duramaycak hale gelen aslen kendisiydi. Babasının hastalığı ve daha sonra ölümü üzerine Emre' nin hastalığı gün yüzüne çıkar ve ailesi ile ayrılık bir kez daha kapısını çalar. Elif, Emre' nin hastalığının derinine inip ne olduğunu çözmekte karalıdır. Muhteşem bir tasarımcı olan Emre, henüz lise yıllarındayken deli lakabını alır. Herkes Emre' ye deli der ama o bunu ciddi anlamda sinir eder ve garip olan nedir biliyor musunuz ? Delim kelimesi onu mutlu eder. Aradaki fark tek bir kişiye ait hissetmektir kendini. Evlenir çoluk çocuğa karışır derken gizem çözülür. Daha ayrıntıya girerdim ama aşk meşk konuları pek konuşulmaya değmiyor.
Gayet güzel ve akıcı bir kitap.Bir günde 188 sayfa okudum o derece akıcı.Kitabın beğendiğim yönlerinden biri de iki kişinin anlatması yani Elif'in yaşadıklarını ve hissettiklerini anlattıktan sonra aynı şekilde Emre'nin de anlatması ve kitabı okurken çoğunlukla güldüm sadece bazı kısımlarda dayanamayıp gözyaşı döktüm.Bu da bu kitabın okuru olayların içinde yaşattığını gösteriyor.Sevmediğim tek yanı ise evlenme sebepleri.Yani bir arabayla bir kadının eş değer olması çok saçmaydı.Onun dışında güzel bir kitap.
Okumanızı tavsiye ederim.
544 syf.
Deli Gülsen Kılıçaslan genc murgu kitabi ben severek okudum ve oknmasini tabsiye ederim belki biraz asiriya kacan seyker vardi ama normal karsilayarak okuyun herkese keyifli okumalar
544 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Kitap 544 sayfa.

İlk başta okumak için sayfa sayısı beni korkutmuştu.
Yarım bırakmaktan korkmuştum.

Ama merakıma yenik düşüp başladım okumaya...

Deli Emre ve Elif'in hikayesi öyle güzel anlatılmış ki...

Bazen içinde geçen komik cümlelere kıs kıs güldüm.
Bazen ise kimse anlamasın diye ağlamamak için gözlerim dolu dolu okudum.


Ben bu kitaptan kendime bir ders çıkardım.

# Çocuğunu akraba da olsa kimseye emanet etmemek.

Emre annesini kaybettiğinde çok küçükken babası onu bir akrabasına bırakıyor.
Emre kaldığı evde tacize uğruyor ve o olaydan sonra kendini toparlaması zor oluyor. Kadınlardan nefret ediyor. Sık sık o olay kabusu oluyor.

Kitabın kapağında yazan "Bir deli bu kadar yakışıklı olabilir miydi?" Sorusuyla aşkı çağrıştırsa da bana göre bir aşk kitabı değil de çocuk istismarını konu alan bir kitaptı.

Bu kitapta size anlatmak istediğim daha çok şey var ama benim için en önemlisi buydu .

Okumanızı tavsiye ederim demiycem

###OKUYUN!!!###
544 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Öncelikle son derece keyif alarak okuyup bitirdiğimi belirtmeliyim. Deli Emre ve Elif'in hikayesi öyle güzel kurgulanıp anlatılmış ki yer yer kahkaha atarak okuduğum yerlerin sadece bir kaç sayfa sonrasında gözyaşlarıma hakim olamayacak kadar hüzünlendirmesi ve merakla çözmeye çalıştığım gizemli konusuyla bence harikaydı. Öyle, bazı yorumlarda , yok efendim hiç edebi değeri yok, altı çizilecek cümle yok gibi negatif yorumlara aldanmayın derim. Okuduğumuz her kitap, roman , her neyse edebi değeri , altı çizilecek cümle dolu olması mı gerekli, hayatın ta kendisini anlatıyor işte bu kitap, hem mizahi hem de dramatik bir dille , daha ne olsun ? Sonuçta kitapta anlatılmak istenen duyguların hepsini okuyucuya sonuna kadar hissettirebilen bir kalem, ben beğendim ve de tavsiye de ederim.
Şekerim öncelikle kitap hakkında yüksek puanlı olumlu yorum yazanlara bir sorum olacak: beyin ölümünüz ne zaman gerçekleşti ayol?

Elif Büşra Koca 'in paylaştığı pdf linki ile tanıştığım bu lanet şeye bir kitap demek iltifat olur. Kitap son derece gereksiz detay ve konuşmalarla dolu bir sınav sahnesiyle başladı ve yine son derece gereksiz detay ve diyaloglarla devam etti. Etti... etti... etti... ruhum daraldı ölmek ve kurtulmak istedim kitaptan ve sonunda okumaktan vazgeçtim. Bıraktım.

Sanırım kitabın yayınlanma hikayesi şöyle: yayınevi sahibi demiş ki: "ya yeni nesil çok embesil, biz bunlara coelho kafka falan tarzı şeyler okutamayız bana en az okuyucular kadar embesil yazarlar bulun." Yayınevi editörleri de binlerce embesil arasından bu kızımızı seçmişler ve demişler ki "yazabildiğin en embesilce şeyi yaz. İstersen günlük yaz biz basacağız" kız da bunları kırmamış ve yazmış.

Abi kitapta altını çizebileceğin 1 tane mi cümle olmaz. Sıradan bayağı berbat okunması mümkün olmayan şeyler bunlar. Bir de kitabı savunanlar diyor ki "okuyucu kitlesi 11 yaşında zaten kitabın" be hey gerizekalı ulan o zaman biz süper zeka mıydık 11 yaşında Hayvan Çiftliği'ni Simyacı'yı falan okuyorduk? Yooo biz de sıradan gün yüzü görmemiş cahil cühela çokcuklardık. Ama işte neden böyle bir fark oluşmuş ortaya çıkıyor. Biz 11 yaşımızda Domuz Napolyon'un 4 ayak iyi 2 ayak kötü derken ne demek istediğini irdeleyerek büyüdük. O yüzden bu gerizekalı ergen kızların yazdıklarını anlayamıyoruz.

Bu kitapları okuyup keyif alanlar da demek ki 11 yaşlarında benzer malca yazılmış kitapları okumuşlar ki bir arpa boyu bile yol alamamışlar. Alamazlar tabi. Vizyon meselesi.

Çocuklarınızı "kendi yaşıtı yazmış ne olabilir ki" diyerek sakın bu kitapları okutmayın. Çocuklarınıza dünya klasiklerini okutun. Ağır gelir mi diye düşünmeyin bırakın ağır gelsin. Ağır iyidir. Ağır kitapla yoğrulan insanın da bir ağırlığı olur.

Bu kitaplari yazanlardan da basanlardan da okuyup beğenenlerden de nefret ediyorum. Bir nesli yok ettiniz şerefsizler.
544 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Kitabımız'ın aslında değindiği konu farklı... Yani bir cinsel taciz, çocukluk travması yüzünden deli denmesi, çocuğun çareyi aidiyet duygusunda bulması, Elif'le olan olaylar... Aslında konu güzel ama kitabımız wattpad kitabı olmaktan öteye geçememiş... Bundan dolayı çabuk bitti...

Yine de kaliteli bir ergen romanı ... Konusu bakımından...

Aslında demek istediğim çok şey var ama... Neyse...
549 syf.
·5 günde·Beğendi·Puan vermedi
Yazarın üslubu ile kitap çok akıcı ve samimi bir havada ilerliyor. Her kitapta olduğu gibi verilen mesajlar var ana düşünce bir deli diğer akıllılardan daha akıllıdır :) Kitap bir aşk kitabı olması nedeniyle bazı yerlerde üzülüp gözleriniz dolabilir,romantik olanların daha çok seveceği türdendi.. Kitap, deli ! bir adam ve onu çok seven merhametli bir kızın hikayelerini konu almış. Niye deli olmuş ve bu süreçte sevgi onu nasıl tedavi edecek anlayacaksınız. Okumanızı tavsiye ederim.
512 syf.
·Beğendi·9/10
Yazarın okuduğum 3.kitabı.Deniz ve Sinanın aşkı efsaneydi. Bence Gülsen Kılıçaslan kitapları oldukça sade bir dile sahip. Kitabın kalın olması asla yanıltmasın hemen bitiyor.
Dede sende efsaneydin, sana bol bol güldüm :)
Bu seriyi çok değer verdiğim birine Hediye aldım. Umarım oda çok severek okur :)
2.kitap Şurinayı okumak için sabırsızlanıyorum.
Not:Bu kitapla ilgili olumsuz bulduğum tek şey fazlasıyla kelime hatası bulunuyor.

Yazarın biyografisi

Adı:
Gülsen Kılıçaslan
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
Zonguldak, Türkiye, 3 Şubat 1989
3 Şubat 1989 yılında Zonguldak'ta dünyaya gelen Gülsen Kılıçaslan, madenci bir baba ve ev hanımı bir annenin ilk çocuğudur. Kilimli Yabancı Dil Ağırlıklı (İngilizce) Lisesi’ni bitirmiş ve sonrasında 2011 yılında Dumlupınar Üniversitesi, Kamu Yönetimi bölümünden mezun olmuştur.

İlk yazma deneyimlerine on iki yaşında başlayan yazar, ortaokul ve lise dönemlerinde yazdığı hikaye ve kompozisyonlarla çeşitli ödüller alarak edebiyat öğretmenlerinin dikkatini çekse de üniversite döneminde okuduğu bölüm dolayısıyla yazma tutkusuna ara vermiştir.

Eğitim hayatını tamamladıktan sonra beş yıl boyunca işsiz kalan yazar, özellikle bankalara yaptığı iş başvuruları sonuç vermeyince depresyona girmiş ve arkadaşının tavsiyesi üzerine Wattpad adlı sitede yazdıklarını yayınlamaya başlamıştır.

Bir anda talihi terse dönen yazar "En dipte olmanın en güzel yanı, artık yukarı çıkmaktan başka gidecek yerinizin olmaması," diyerek kariyerinin çıkışını özetlemektedir.

Hayal kurarken yarattığı dünyayı kafasında gerçekmiş gibi canlandırabilen yazar, yazmak için kendisini teşvik konusunda da en önemli unsurun hayal kurması olduğunu belirtiyor.

"Deli" kitabı ile büyük beğeni kazanan ve adını duyurmayı başaran Gülsen Kılıçaslan, geçtiğimiz yıl evlenmiştir. Şu an eşi ve oğlu ile birlikte İstanbul'da yaşamaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 193 okur beğendi.
  • 4.275 okur okudu.
  • 184 okur okuyor.
  • 1.965 okur okuyacak.
  • 70 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları