“Çok uzun zaman önceymiş. İki kır çiçeği birbirlerine âşık olmuşlar. Bahar gelince, diğer tüm çiçekler gibi açmışlar, güneşe merhaba demişler. Sonra çiçeklerden biri diğerine, biz sıradan çiçekler gibi olmayalım demiş. Kışın ortasında, herkesin soğuktan korktuğu bir günde açalım ki, bütün doğa bize hayran olsun. Biri açmak için, kışın gelmesini beklerken diğeri o yaz açmış. O gün bugündür, sevgilisine bekleyip karda açan çiçeğe kardelen, sevgilisini yarı yolda bırakan çiçeğe de hercai denir. Hayırsız sevgili demektir, hercai. Yalancı, sahtekâr, riyakâr…
Bazı acılar var. Hayat karşısında boynumuzu eğdiren, düşman karşısında diz
çöktüren türden. İşte o acıların karşısında kelimeler kifayetsizdir. Gaflete
düşmüş kindar yürekler, iyiliğin karşısında dilsizdir. Ne kadar savaşırsan
savaş, bazen gücün bile kimsesizdir. Ve ölümün karşısında çoğu zaman,
cesaret bile çaresizdir…