Psikanalist Adam Phillips, mutlu olma talebimizin yaşamlarımızı baltaladığını söyler. Her yaşamda acı vardır ve acıyı defedip keyifle boğmaya çalışırsak veya bir şekilde hissizleşip kendimizin ya da bir başkasının dikkatini dağıtırsak, o zaman bu duyguyu kabul etmeyi ve değiştirmeyi öğrenemeyiz.
Insanlarin genellikle hayatlarinda hedefleri vardır ve o hedefe ulaşmanın kendilerini "mutlu" edeceğini varsayarlar. Bazen bu olabilir, ama genellikle bizim için tatmin edici olacak bir hayatla ilgili varsayımlarımız yanlıştır. Bilinçsizce, muhteşem mimari yapıların, gıcır gıcır arabaların ve guzel objelerin önünde gülen, kahkaha atan, çekici insanların fotoğrafları bizi baştan çıkarabilir; bu tür görüntüler, hiçbir şeyi kelimelere dökmeden, istediğimizin bu olduğunu varsaymaya şartlandırır. Sıradan görünen insanların kendi şeytanlarıyla başa çıkmaya çalıştığını, kaçınılmaz acıyı kabul etmeyi öğrendiğini ve bu şekilde kendi doğallıklarını ve neşelerini bulduklarını hiçbir reklam göstermez.
Bazılarımız başarılarımızın ve eylemlerimizin ötesinde kendimize değer vermekte zorlanırız, özellikle de büyürken bize önemli olanın bu olduğu öğretildiyse.
İyi bir dinleyici olmak aptal insanları memnuniyetle, sonsuza dek dinlemen anlamına gelmez; bu daha cok, aptalları daha kolay tanıyabilmeni ve aptallıklarından uzak duracak kadar bilgece davranabilmeni sağlar.