Felsefî sorula, beşeri, siyasi ve medeni ihtiyaçlarını karşılamış insanın sorabileceği sorulardır. O açıdan, biz, iki yüz yıldır beşeri ve insani ihtiyaçlarımızı çözmekle uğraştığımız için entelektüel üst soruları sormaya muktedir değildik; merakımızı giderecek, düşünce için düşünce üretecek bir konumda değildik.
Mevkif sahibi olmak, psikolojik ve ahlaki bir durumdur. Dolaysıyla da şahsiyeti şart koşar. İkincisi maksadımız olmalı; bu da siyasi bir tavırdır ve mensubiyeti şart koşar. Son olarak bir manzumemiz olmalı; bu da nazarî bir çabayı gerektirir ve dolaysıyla ehliyyeti şart koşar.