Mustafa

Puan vermedi·123 syf.··
Beğendi
·
2020 3. kitabı
Ölüm ve İnsan İnsanın hikâyesinde en acı dönemin genellikle ölüm zamanı olduğu düşünülür. Bütün bir hikâyenin sonunun bağlandığı o an, insan, tüm istek ve arzularından sıyrılıp en yalın haliyle kalır. Gösterişsiz, makyajsız, hazırlıksız, tedbirsiz ve en doğal hali ile… Ölümün bu denli soğuk yüzünde kurulan hikâyelerin/romanların, sıcak ilişkiler ikliminde nefeslenmesini tahayyül etmek ve beklemek maalesef olanaksızdır. Böyle bir hikâyenin/romanın insanı mutlu sona götürmesi, ancak, imkânsızı olduracak yine bir imkânsız tasavvur ile mümkündür. Kısaca ifade edersek, ölüm ile başlayan bir şey insana bir mutluluk ve sevinç fısıldamıyor. -Çile Kırgını Ayşegül Genç’in kaleme aldığı Çile Kırgını adlı eser, bir ölüme şahitlik ile başlayıp yine o şahitlik minvalinde son buluyor. Ölüm derken, salt bir ölümden ziyade, yazarın ele aldığı husus, tanık olunan bir cinayettir. İşitme ve konuşma becerisini bir kazada yitiren Beşir, okumak için Somali’deki köyünü terk etmiş Hassan, bir evliliğin iki yarısı Suat ve Ayla, bu evliliğin meyvesi Nilüfer, Beşir’in babası Bahri bey, Otelin Muhasebecisi Mustafa, yardımsever Musa ve esas kız Leyla… Roman bu karakterler ile(Bahri Bey hariç) maktulün vurulmasını konu alan cinayete bir şekilde şahit olmalarını anlatıyor. Dil kullanıcılarına göre yeniden kurgulanırken, olay döngüsü genellikle cinayete kadar olan süreci kapsıyor. Zaman bu anlamda her bölümde üstte verilen tarih ile netleştirilmiştir. Bu netleştirmenin aslında muhasebecinin dilinden düşülen birer not olduğu da eserin sonunda, yine muhasebeci Mustafa tarafından belirtiliyor. -Her İnsan, Birden Fazla Hikaye… Leyla yalnız bir kızdır. İdeali ve ufku Musa’nın kalbine düşürdükleri ölçüde derin ve duyguludur. Afrika’ya gitmek, mazlumların sesi olmak ve onların mutluluğu ve huzuru için
Çile KırgınıAyşegül Genç · Okur Kitaplığı · 2014202 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
9/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2019 13. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 27 Mart 2019 22:28
Mikrop Deyip Geçmeyelim İnsan vücudunu anlamak hususunda ortaya atılan bütün teoriler yeni verilerin ve teknolojik gelişmelerin ışığı altında zaman zaman değişime uğramaktadır. Bu değişim süreci, insanı anlamak hususunda her yeni bir gün yeni bir farkındalık sürecini de beraberinde getiriyor. Adına mikrobiyota dediğimiz, insanın içindeki duygusal karmaşıklıkla beraber biyolojik karmaşıklığa da vesile olduğu fark edilen gözle görünmeyen varlıklar topluluğunun, insanı tanımlamanın ve anlamanın zorluğunu biraz daha zorlaştırdığı (veya duruma göre kolaylaştırdığı) görülmektedir. Bununla birlikte insan vücudunun, çevresindeki milyarlarca virüs ve bakteriye karşı geliştirdiği yeni korunma yöntemlerine karşılık, karşısındaki canlının da kendisini geliştirmeye devam ettiğini ve bu önlemleri aşmaya çalıştığını unutmamak gerekiyor. Ayrıca beslenme hususunda, kapalı paket gıdalar ve doğal olmayan atıştırmalıklar ile vücudunun dengesini alt üst eden insan, kendi bağışıklık sistemini de kendi eliyle şoka uğratıyor. Doktor ve Eser Beyinde Ararken Bağırsakta Buldum adlı eser fizyolog Dr. Serkan Karaismailoğlu tarafından kaleme alınıyor. Yazarın özgeçmişini esprili bir şekilde kitabın arka kapağında bulabiliyorsunuz: “Kendisi çok küçükken eve gelen kadın komşuların annesine sorduğu ‘bugün beyin için ne yaptın?’ sorusunu tümüyle yanlış anlayıp her gün beyin ile ilgili yeni bir bilgi öğrenme çabasıyla büyümüş ama halen çocuk olan bir yetişkindir… Doktorasını Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı’nda ‘beyin cinsiyeti’ üzerine yapmış olup hala aynı kurumda çalışmaya devam etmektedir.” Yazar, beynin kıvrımlarının bağırsaklarda yaşayan trilyonlarca mikropların oluşturduğu kimyasallar tarafından etkilenmesi, insanın aldığı kararları ve hatta karakterini
Beyinde Ararken Bağırsakta BuldumSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 20178,6bin okunma
10/10
·380 syf.··
Beğendi
·
2019 28. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2019 17:30
Bir tarih üstadı Halil İnalcık'tan Osmanlı Devletinin Klasik Çağı üzerine derin ve bir o kadar objektif bir çalışma... Osmanlı Devleti'ni ele alırken; devletin oluşan dinamiklerini, döneminin tasvirini ve geleceğe etkisini bir araya getirmek gerekmektedir. Halil İnalcık bu etkenleri bir araya getirerek geniş bir bakış acısıyla Osmanlı Devletini ele almaya çalışıyor. Tarihi birikimini yakinen bildiğimiz hocaların hocası İnalcık, başta siyasi, sosyal ve ticari boyutları olmak üzere Osmanlı Devletini her yönüyle işlemeye çalışıyor. Devlet yönetimi, stratejik yönelim, savaşlar, iktisadi boyut, dini grup ve tarikatlar, ticaret yolları, kent oluşumları, askeri birlikler olmak üzere devlet yönetim birimlerine detaylı olarak değinmektedir. Kitabın ortasında ayrıca günümüz topkapı resimleri ile minyatür Sultan, asker tasvirleri gibi Osmanlı döneminin belli başlı tasvirlerinden de bir seçki sunuluyor. Kaynakça, ekler, sözlük gibi başlıklardan müteşekkil oldukça geniş bir ek bölümü dikkatleri çekmektedir. Yıl yıl Osmanlı Devletinin önemli olayları da özet olarak bu ek bölümde yer almaktadır. Osmanlı Devletini merak eden herkesin okumak zorunda hissetmesi gereken bir bilgi ve birikimi size yansıtmasıyla eseri başucu bir eser olarak değerlendirebiliriz.
Osmanlı İmparatorluğu Klasik ÇağHalil İnalcık · Kronik Kitap · 20191,120 okunma
9/10
·47 syf.··
2019 27. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2019 00:21
Aydın Boysan'ın dil çıkaran o enfes kapak fotoğrafıyla sizi karşılıyor KAFA 58. Sayı... İlber Ortaylı'nın içini döktüğü satırlardan, Mahir Ünsal'ın kötülük bahsine, Şebnem İşigüzel'in mektubundan, Sunay Akın'ın Hulusi Samim Kesim yazısına, Kemal Sayar'ın o müthiş narsizm yazısından Zeki Kayahan Coşkun'un Atila Nuran yazısına kadar zevkli ve her satırı okunabilen bir dergi sayısı sizi bekliyor... Sıkılmadan, tam da yaz moduna girme arefesinde çok güzel ve çeşitli konuları ile Kafanızı açacak bir sayı... Röportaj konuğu kapaktaki Aydın Boysan... Bedia Ceylan Güzelce sayesinde "Arazn Anca"dinleyecek, Zafer Alagöz ile Roman kardeşlerinizi yeniden sevecek, Coşkun Aral ile maden facialarını yeniden hatırlayacak ve Nilay Örnek vasıtasıyla dünyayı iyiliğin döndüreceğine bizi bir kez daha inandıran Hayat tamircisi Hasan Kızıl'ı tanıyacaksınız... Her yönüyle göz atmadan Haziran'ı bitirmeyin...
Kafa Dergisi - Sayı 58 (Haziran 2019)Kafa Dergisi · Kafa Grup Yayıncılık · 2019126 okunma
9/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2019 26. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2019 11:17
İslâmî Devlet ve Yönetim şekli, bugüne kadar her yönüyle tartışılmış ve hala da tartışılmaya devam etmektedir. Kitap böyle bir eksende, İslam'da Devlet yönetiminin ne olması gerektiği, nasıl bir uygulamanın nasslar ile uyumlu olduğu ve neden böyle bir yönetim şeklinin insanın doğasına uygun olduğunu ele alıyor. Muhammed Esed, meseleyi detaylı bir şekilde ortaya koyarak, meseleleri sadeleştirerek çözümleyecek bir İslam Devleti prototipi ortaya koyuyor. Sıkıntılarımıza vakıf biri olarak, önce eğilmemiz gereken hususlara odaklanıyor, bunların etrafına diğer uygulamaları örmeye çalışıyor. Devletin, ahlaki prensiplerinden sosyal boyutuna, ekonomik kalkınmadan eğitime, adaletten özgürlüğün sınırlarına kadar genel anlamıyla nelere sahip olması gerektiğini ifade ediyor. Kanunların nasslar ile sabit olduğu, şeriat ilkelerinin bu nasslar ile şekillenmesi gerektiğini, daha önceki emirlerin kendi toplumları için koydukları kurallar silsilesinin bugün şartlara göre yeniden ele alınması gerektiğini ortaya koyuyor. İslam Devleti ve Yönetimi alanında bir mukaddime değeri taşıyan eser, bu konuda fikir yürütenlere bir rehberlik sunuyor...
İslâm’da Devlet ve Yönetim İlkeleriMuhammed Esed · İşaret Yayınları · 201817 okunma