Nasslarda açık bir ifade bulunmaması sebebiyle, cinleri gördüğünü, onlarla sohbet ettiğini ve evlendiğini söyleyenlerin gerçeği dile getirmedikleri söylenebilir. İmam Şafii'nin cin gördüğünü söyleyen birine tazir cezası uygulanması gerektiği şeklindeki görüşü yanında hadis alimleri de cin gördüğünü iddia edenlerin adalet (dürüstlük) vasfını yitirdiğine hükmetmeleri bu işin bir hakikatinin olmadığını göstermektedir
Tanrı gülüşünle öfkeni almış senin,
Birinden cennet yapmış, birinden cehennem
Sen cennetimsin benim, ben senin uslu kulun
Açılsın kapıları bana cennetimin..
Gönül dünyamızın sınırlarının ötesine geçememiş ve o daracık dünyamıza hapsedilmiş bir imanın, çağdaş dünyada bir fark ve değer oluşturabilmesi de mümkün değildir. Öyleyse iman ve amel bir bütündür. İman olmadan davranışlarımızın ALLAH nezdinde hiçbir değeri olmadığı gibi, güzel davranışlara sevk etmeyen iman da son derece cılız ve yetersizdir..
Freud'ün anneyi paylaşılamayan bir cinsel meta konumuna dönüştürmesi, aileyi de kıyasıya güç mücadelesinin devam ettiği arena olarak takdim etmesi, hakikatle bağdaşmayan bir saplantı durumunu dile getirir. Böyle bir yaklaşım, özveriyi, saygıyı ve uzlaşıyı öne çıkaran sevginin derin gücünü açıklamaktan son derece uzaktır. Sevgi ise birbirini dışlayıcı, itici bir güç değil; tam tersine kaynaştırıcı ve uzlaştırıcı bir güçtür. Cinsellik dürtüsünü çocukluğa kadar indirgeme ve çocukluk döneminin bütün yaşanmışlıklarını Cinsellik temelinde açıklama hakikatten uzaktır. Cinsellik, ergenlik dönemini ilgilendiren bir olgudur...