Emeğin tozunu yutmadan, kutsal yoksulluğu biraz olsun yaşamadan tüm sıkıntılara tüm bahtsızlıklara, tüm yoksulluklara gece gündüz hiç durmadan müdahale etmek mümkün müdür
Uygarlık çağının ortasında yasalar ve gelenekler aracılığıyla dünyayı yapay olarak cehenneme çeviren ve ilahi kaderi insanlık belâsına bulaştıran toplumsal lanetlenme hali devam ettikçe, yüzyılın ilki insanın emeğinin sömürülmesinden dolayı aşağılanması, ikincisi kadının açlık yüzünden alçalması, üçüncüsü çocukların eğitimsizlik nedeniyle yeteneklerinin gelişmemesi olan üç temel sorun çözülmedikçe, bazı bölgelerde toplumsal baskı devam ederken, daha geniş anlamda yeryüzünde cehalet ve yoksulluk hüküm sürdükçe, böyle kitaplar yararlı olmayı sürdüreceklerdir.