“İnsan, kendisini denetleyen gözler ortadan kalktığında, içindeki en eski arzuların ve en ilkel dürtülerin hükmüne girer; işte o an uygarlığın yalnızca bir alışkanlık olduğu anlaşılır.”
“Uygar dediğimiz şeyin altında, ilk insanın korkuları, açgözlülüğü ve şiddeti hâlâ canlıdır; yalnızca üstüne ince bir vernik çekilmiş, ilk darbede soyulacak bir yüzey gibi.”
“İnsanın içindeki karanlık, dışarıdaki ormanlardan daha yoğundur; çünkü orman yalnızca sessizdir, oysa insanın karanlığı fısıldar, çağırır ve sonunda kendini haklı çıkarmayı başarır.”