Evet biliyorum nereden geldiğimi,
Bir alev gibi doyumsuzca
Yanıyorum ve için için yiyorum kendimi,
Kavradığım her şey ışığa dönüşüyor,
Bıraktığımsa kömüre,
Şüphesiz, alevim ben-
bu Tanrı katilinin karşısında bulutlarla ve şimşeklerle kaplanmış öyle bir gökyüzü var ki ona kimsenin muhalefet etmediği, kendisinin de muhalif bulamadığı o dönemlerde, kendi kendine saldırarak "merhameti olmayan,kendinin erhabı, kendinin celladı " haline geliyor!
Kendi karanlığı tarafından zaman ve mekânın ötesine , kendi varlığının en uç sınırına itilmiş bu adam bazen dehşet verici bakışlarla ürkekçe geriye baktığında , yaşamının onu nasıl tüm canlıların, tüm olup bitmiş olanın ötesine fırlatmış olduğunu fark ediyor.