"Binlerce insan günlerce bekleşip duruyor. Kimden ne bekliyorlar? Ailesinden sağlıkla dolu olarak teslim aldığı askerinin refakatine içi boş çinko tabut veren, ordusunu besleyemeyen, sevk edemeyen, bir cephe gösteremeyen hükümetin yardım elini mi?"
Halı tezgahının başında dikilip kaldı Piruz. Bir başka bakışla baktı Azam'a. Masum değildi bu bakış, o gözle baktı. Kaçırmadı bakışlarını. Alıcı gözle baktı. Aşk bir cürmün başlangıcı, ihlâller mukaddimesi, hak iddiası. Hepsini göze aldı. Görmemesi gerekeni görmüştü Piruz. Şimdi kör olacaktı.