Adını koyamadığı bir eksiklik duygusu sürekli onu bunaltıyor, bu duyguyu tanımlayamadığı için de umutsuzluk içinde kıvranıyordu. En kötüsü de buydu: Eksiğin ne olduğunu tanımlayamamak yahut gizlice bildiği halde adını doğru koymaktan korkmak.
Bazı sabahlar aslında sabah olmuyor.Biz sadece saatlere bakarak o vakte sabah diyoruz ama gerçekte sabah değil. Sabah demek içinde hiç olmazsa küçücük bir umut barındıran zaman demektir.Umut yoksa da heves vardır.İkisi de yoksa o vaktin adına neden sabah diyelim, gecenin devamı deyip geçeriz.