Ahmed Mürşidî Efendi bir gün talebeleri ile sohbet ederken, bir talebesinin nasihat istemesi üzerine, ona şöyle buyurdu:
- Aslâ dünya malına meyletme! Ancak kimseye el açmayacak kadar malın olsun yeter. Bilmez misin her işin hayırlısı ortasıdır.
Dünyâ ahiretin tarlasıdır. Sen bu âleme para ve mal toplamak için gelmedin! İyi ameller yapmak için geldin. Kimseye el açmayacak ve yetecek kadar mal kazandıktan sonra, vaktini Hak teâlâya ibadet ederek geçir. Ondan sonra yat ve istirahat et. Unutma!
Nefsinin de sende hakkı vardır. Topladığın o mal ve mülk senin değil, mirasçılarınındır. Senin rızkın ancak, âlemlerin rızk vericisi olan, Allahü teâlâ tarafından, sana yemen içmen için verilenden ibarettir.
Malım mülküm yok deme! Olmadı diye gam çekme! Bu benim mülkümdür diyene, bir gün ecel gelir. Bu suretle, o malın sâhibi olduğuna dair iddiası yalan olur. Bu yalan
dünya, daima insanlara gaflet gömleği giydirir.
Bu fâni mülkü elimizden alır. Kendini ona sâhip sanacak bir yalancı müşteri bulur. O da ölür, yerine başkası çıkar. Dünyanın âdeti böyledir. Verir alır, alır verir.
Kaynak : Evliyâlar Ansiklopedisi