"Gitmek isteyen oluyor mu sence?"
"Bence gerçek ölüm, yaşarken ölmek... Yaşamı unutup, insanın kendi elleri sayesinde yarattıklarıyla ölümü silmeye çalışması. Yaşamın anlamını yok etmesi. Ruh da sıkılıyor, beden de. Bir sebep arıyor gitmek için, buluyor da..."
Bilge kişi dünyadan göçmeden önce ahaliyi meydanda toplar, bildiklerini son bir kez paylaşmak için. Ahali sorar, o cevaplar. Sevgi, para, zenginlik, eğitim, emek, toprak, çiftçilik... Hepsini anlatır, her soruya cevap verir. Ahaliden biri, "Bize dini anlat..." der.
Bilge de der ki: "Anlattım. Sen neredeydin?"
Soruyu soran, "Yok anlatmadın ben hep buradaydım." diyerek karşılık verir. Bunun üzerine Bilge devam eder: "Siz hayatınızın zamanını, saatlerini bunlar Allah'a ait saatlerdir, bunlar dünyaya ait saatlerdir diye ayırır mısınız? Gerçekten inanan bunu yapar mı? İnanan bilir ki, her an Allah huzurundadır, her yaptığını Allah'ın adıyla yapar."
"Peki ne yapacağız ve ben ne zaman gideceğim?"
"Sıradan insanın ne kadar ömrüm var demesi kadar anlamsız bir soru. Bitmesi gerektiğinde bitecek, olması gerekenin olacağı gibi. Neden buradayım? Yanlış soru. Doğru soru şu olmalıydı: Burada neyi bulmalıyım? Buradan almam gereken ne?"