Gitme Zamanı

Aret Vartanyan
Tahmini Okuma Süresi:
14 sa. 30 dk.
Sayfa Sayısı:
512
Basım Tarihi:
Nisan 2015
Yayınevi:
Destek Yayınları
ISBN:
9786059913706
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

Gitme Zamanı
10/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2025 23. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Ağustos 2025 20:07
Merhabalar herkese... Aret Vartanyan'ın kaleminden Gitme Zamanı isimli kitabının kendimce küçük bir incelemesiyle buradayım. Kitabın konusu; Bir yanda Zahir, bir yanda Batın... Bir yanda görünen dünya, bir yanda insanın ötesi, evrenin varoluşu... Bir yanda bireyin günlük yaşam akışı içinde kendini çevresindeki karakterleri ve bulunduğu yaşamı sorgulayan bir hikaye; diğer yanda felsefik ve ruhani sırları irdeleyen, kadim bilgileri ve bilgeleri bugüne taşıyan gizemli mistik bir yolculuk... Bir yanda ağacın altında uyuyan Yedi, denizden çıkan çift başlı dualite, zaman ustası saatçi, bilge simyacı, Schródinger'in kedisi, mahkeme salonuna doluşmuş düşünürler ve daha nice ezoterik kahraman... Diğer yanda aşk tutku aldatma entrika ve yaşam kavgası... Öncelikle kitaba başlarken bu kadar beğeneceğimi düşünmüyordum. Okurken sanki başka diyarlara gittim geldim. Biraz da ben kitabın içeriğinden bahsedecek olursam; Batın ve Zahir kısımlarının sırasıyla işlenmesiyle süregeliyor. Batın kısmında genelde gizemli olaylar, varoluşsal metaforlar, spritüel konular ve ezoterizm ile ilgili bilgiler ağırlıklı olarak yer alıyor. Zahir kısmında ise; Selim, Burcu, Zümrüt, Aslı, Ali ve Bengü karakterlerinin içsel hesaplaşmaları ve ruhsal tasvirleri en ince detayına kadar etkileyici bir biçimde aktarılıyor. Bu karakterlerin umutları, varoluş sancıları, savruluşları, hayatı sorgulamaları, benliklerinde kaybolmaları, benliklerini aramaları, hayatın neresinde olduklarını geniş bir perspektifde irdelemeleri çarpıcı bir gerçeklikle harmanlanarak okura yansıtılıyor. Kitabı gerçekten çok ama çok beğendim. Her iki kısımda aşırı akıcıydı. Betimlemeleri ve akışı tek kelimeyle harikaydı öyle ki her bir cümlede betimlenen şeyler aşırı etkili bir biçimde gözümde canlandı. O kadar gerçekleri, toplumsal nitelikli olayları
1000Kitap
Gitme ZamanıAret Vartanyan · Destek Yayınları · 2015810 okunma
10/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2024 45. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2024 12:17
"Gitme Zamanı", modern dünyanın görünürdeki karmaşası (Zâhir) ile ruhun derinliklerindeki ezoterik sırları (Bâtın) iç içe geçiren felsefi ve mistik bir arayış romanıdır. Hikaye, arkasında gizemli bir tahta penguen bırakarak ortadan kaybolan Selim’in izini süren karakterlerin, kendilerini kuantum fiziğinden simyaya, Schrödinger'in kedisinden zaman ustalarına uzanan sembolik bir labirentin içinde bulmasını konu alıyor. Olay örgüsü, karakterlerin dünyevi hırslar, aşklar ve aldatmacalarla yüzleşirken aslında kendi içsel "vitriol"lerini (özlerini) keşfetme yolculuğuna dönüşür; zira romanın alt metni, insanın toplumsal dayatmalardan, korkularından ve illüzyonlarından sıyrılıp "kendinden kendine hicret etmesi" gerektiğini savunuyor. Aret Vartanyan’ın anlatım üslubu ise akıcı, mistik, aforizmalarla yüklü ve okuyucuyu doğrudan sorgulamaya iten didaktik ama bir o kadar da sürükleyici bir tona sahip.
1000Kitap
Gitme ZamanıAret Vartanyan · Destek Yayınları · 2015810 okunma
İnsan insan derler idi, insan nedir bilmedik ki…
Puan vermedi·512 syf.··
2022 28. kitabı
“Say ki öldün… Ne kalırdı senden geriye?” Koca bir hiç… Hiçlik motivasyonumuz, tatminsizliklerimiz birer işaret yolumuzda… Kendi yolumuzdaki taşlara takılmamak İçin başka başka uçurumlardan atıyoruz kendimizi. Bunca anlamın içinde anlamsızca, amaçsızca yaşamak, özümüzü görüp sevmekten önce, maddeyi görünürü sevmeye kendimizi adamışlıklarımız kararttı dünyalarımızı… Şimdi uyanma vakti… Bir vasıf sözcüğünden ibaret olmayan insanlığımızın yüreğinde biriken irini akıtıp, özümüzü görmek zamanı… Gelişim adına sonsuz bir yol, yol ayrımları, işaretler zinciri. İnsanın zihni,bedeni ve ruhani hali yalın bir şekilde anlatılmış. Işığı bir noktada görüp, büyüterek tüm dünyasına saçmak isteyen herkese tavsiye ediyorum… Bir deniz olamasak da insanlığa, en azından bir damla olabilmek adına…
Gitme ZamanıAret Vartanyan · Destek Yayınları · 2015810 okunma
Puan vermedi·512 syf.··
2017 7. kitabı
Uzun zaman çantamda taşıyıp, en ihtiyacım olduğu anda okumaya başladığım bir kitap oldu Gitme Zamanı benim için. “Gitme zamanı geldiğinde gitmek gerekir. Gitme zamanı bir kez değil, birçok kez gelir. Gitmen gerektiğinde gidemediklerin, bırakman gereken zamanda bırakamadıkların seni yolculuğundan, kendinden, hatta insan olmaktan uzaklaştırır.“ diyordu yazar. Ne de doğru söylüyordu. Hayat bir yerlerde tökezlemeye başladığında anlaman gerekiyordu ki yeni bir başlangıç yapma zamanı… Artık gitme zamanı… Gitme Zamanı, hayatın kıyısında yaşama tutunmayı reddetme, hayatın içine dâhil olma, kendini bulma, ben olma üzerine yazılmış en güzel kitap diyebilirim. Bu kitabı okurken tüm kahramanlardan kendinize parçalar yerleştiriyorsunuz. Çünkü hayat bir arayış ve doğru yere ancak kendimize soracağımız doğru sorularla ulaşabileceğimizi bilmek gerekiyor. Sevgili Aret Vartanyan da görünen ile görünmeyeni, Zahir ile Batını o kadar güzel anlatıyor ki, kitabın sonunla çıkılan anlam bulma yolculuğu zafere ulaşıyor. Dilerim bu güzel kitap milyonlarca yüreğe dokunur. Yüreğinize sağlık… @aret_vartanyan #kitap #kitapkurdu#kitapaski#kitapokuyorum#okumagunlukleri#okumagunlugu#instabook #instaphoto#kitapsevgisi #kitapsever #kitapyorum #kitapyorumu#yorum#huzunluyazar#oykuhane #book #booklover#library#bookphotography #bookreview
Gitme ZamanıAret Vartanyan · Destek Yayınları · 2015810 okunma
10/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2019 57. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 06 Ekim 2019 20:49
Aret Vartanyan, bu eserinde Zahir ile Batın (görünen ile görünmeyen) bölümlerinden oluşan, hikaye ve içsel yolculuğa çıkaran derin yaşam felsefesinde harmanlanmış bir bilgi tadında bir eser. Kafa yorucu, tekrar tekrar okuyacağınız ve sorgulayacağınız cümleler var.
Gitme ZamanıAret Vartanyan · Destek Yayınları · 2015810 okunma
10/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2015 92. kitabı
Yazarın bütün kitaplarını severek okudum. Ama bunu elime aldıktan sonra bırakamadım. Bir aşk karmaşası yaşanıyor. Kaç tane karakter varsa o kadar aşk ve ilişki yaşama şekli var .Doğrusu yanlış hangisi açıkçası değerlendiremiyorsun .Hepsi kendi mecrasında haklı gibi görünüyor Evliliklerde küçük bir ihmal dönüşü olmayan hatalara sebebiyet veriyor .Sonrada düzeltilmek istendikçe daha da batıyor ve çözülmez bir hal alıyor. Herkesin zevkle ve heyecanla okuyacağı bir kitap. Konu sürükleyici dil sade anlatım akıcı bazen düşündürüyor bazen üzüyor gerçek bir hayat hikayesi gibi.Ne kadar yorum yazsam da mutlaka okumanız lazım..
Edebiyat
Gitme ZamanıAret Vartanyan · Destek Yayınları · 2015810 okunma
Spoiler içerir
6/10
·512 syf.··
2024 17. kitabı
Selim, hayatına giren kadınların hangisini daha çok sevdiğini bilmeyen, sürekli duyguları üzerine düşünen zengin, yakışıklı, başarılı kırk beş yaşında evli bir adamdır... İki de çocuğu vardır. Eşi Burcu'yu çok sevdiğini gönül rahatlığıyla söyleyebilir. Ancak eşiyle arasındaki tutku yok olmuştur; belki de başından beri yoktur. İyi bir evliliği olduğunu sürekli kendisine telkin eden Selim, eşinin kendisini aldattığını öğrendiğinde bunu yapmaktan vazgeçer. Oysa ki kendisi de eşini onun arkadaşı Aslı'yla aldatmaktadır. Burcu'nun kendisini aldatmasını (Burcu'nun dediğine göre bu aldatma sadece platonik) kabullenemeyen Selim, bunu aklından atabilmenin bir yolu olarak kendisini yeni aşklara açmakta bulur. Bengü isminde bir kadınla günübirlik bir ilişki yaşar. O kısımlar oldukça bel altı yazılmış diyebilirim. Selim, Bengü sayesinde tanığı Zümrüt'e aşık olur. Burcu'dan günden güne uzaklaşır. Durum ne olursa olsun ne yapacağına bir türlü karar veremez. Burcu, Bengü, Zümrüt, Aslı. Hangisini gerçekten seviyordur? Paylaşılamayan erkek Selim... Yazar her ne kadar seni iyi biri gibi anlatmaya çabalamış olsa da seni hiç sevemedim. Kimi seviyorsun, derdin ne anlamak güç. Batın bölümlerini okumak bile seni çözmeye yetmiyor. Maymun iştahlı adam ne olacak. Karınla ilgilenmezsen aranızda soğukluk olur tabii. Git şimdi cehennemin dibinde takıl birazda.
Gitme ZamanıAret Vartanyan · Destek Yayınları · 2015810 okunma
9/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2017 46. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Ekim 2017 00:13
Gitme Zamanı... Dörtlemenin ilk kitabı.Zahir ile Batın (görünen ve görünmeyen) bölümlerinden oluşan, Zahirde bir hikayeyi Batında ise içsel bir yolculuğu anlatan bir kitap okuyoruz. Zahir bölümleri gayet akıcı ancak Batın bölümlerinde beyin yakan cümleler var. Anlamak için tekrar tekrar okudum bazılarını. 'Ne ekersen onu biçersin' in hayata yansıması, 'Bir ben var benden içeri' nin bulunmaya çalışılması var bu kitapta... Bir nevi kelebek etkisi de yaşanıyor. Birbirini etkileyen hayatlar, birbirlerinde kendini bulma çabası... Ve daha birçok şey... Yani içindeki 'sen' i bul diyor, sendeki öz, katkısız, saf 'sen' i...
Edebiyat
Gitme ZamanıAret Vartanyan · Destek Yayınları · 2015810 okunma
Puan vermedi·512 syf.·
2021 138. kitabı
Daha önce okumadığım yazarlarun eserleriyle tanıdım ve keyifle okunanlardan oldu Aret Vartanyan,dı: görünen ile görünmeyen, bölümlerinden oluşan, hikaye ve içsel yolculuğa çıkaran derin yaşam felsefesinde harmanlanmış bir bilgi tadında bir eser. Kafa yorucu, tekrar tekrar okuyacağınız ve sorgulayacağınız cümleler var. Farklı sorgulayacı guzel okunası kitaplardan İyi ki kitaplar var
Gitme ZamanıAret Vartanyan · Destek Yayınları · 2015810 okunma
Gitme Zamanı
8/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2020 80. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Aralık 2020 17:03
"Hazır mısın?" "Hiçbir zaman hiçbir şeye hazır olmadım." "Korkuyor musun?" "Korkmadığım anım da olmadı." "Neden buradasın?" "Nerede olduğumu hiç bilmedim. Belki de olabileceğim başka yer yoktu" "Başlayalım mı ?" "Her başlangıç bir son.... Yeni bir sona başlayalım" Bir yanda Zahir, diger tarafta Batın ın hikayesiydi "Gitme Zamanı." Günlük yaşam akışı içinde hayatı sorgulayan bir hikaye, aşk,tutku,aldatma üzerine kurulu yaşam kavgası. Diger tarafta insan ötesi,evrenin varoluşunu ve dualist felsefeyi içeren çarpıcı bir anlatım. Dinimiz insanın iki yönünü bir arada ele almaktadır. Zahir ve batın biri olmadan diğeri olmaz. Kısaca zahir iç, batın dış demektir.Kitabın özünde, bu iki olgunun kurgusal felsefesi gelmektedir. Hayat amacı ve zaman üzerine de çarpıcı notlar aldığımı söyleyebilirim. "Ölmek demek,fiziksel olarak ölmek demek değil ise,varsay ki şimdi öldün.Şu anda ... Geriye ne kalırdı senden ? Kalanlar ne olsun isterdin,varsa geriye kalanın? Yeniden doğmak için,kesmen gerekir bütün bağlarını. Arkana bakarak ileriye yürüyemeyeceğin gibi , geçmişi ceplerinde tutup, iplerin bileklerinde bağlı da gidemezsin.Vazgeçmesini bilmeyen , hiçbir şey bulamaz. Her vazgeçiş yeni bir başlangıç ise,neden vazgeçmekten bu kadar korkar insan ? "Her ölüm, yeni bir doğumdur." "Bedenim aynı?" "Yeniden doğmak için illaki bedeninin ölmesi gerekmiyor.Mevlana'nın dediği gibi, " Gözünü açıyorsun doğdu diyorlar,gözünü kapatıyorsun öldü diyorlar.Bu göz kırpışa bir ömür diyorlar." İnsanların yaşam amacını sorgulamasına yönelten Aret Vartanyan, "Gitme Zamanı" anlarını kitapta zekice anlatıyor. Kİtabın sonunun beklentimin altında kaldığını söyleyebilirim ancak Siyahın Gözyaşları ile devam edeceğini de kitabın sonlarında vurguladığı için merakla ikinci kitabını okuyacağız. Aret Vartanyan 'ın
1000Kitap
Gitme ZamanıAret Vartanyan · Destek Yayınları · 2015810 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Aret VartanyanYazar · 11 kitap
İstanbul’da, mütevazi bir ailenin tek çocuğu olarak dünyaya gelen Aret Vartanyan, küçük yaşlarda yazmaya başladı. Ermeni, Rum, Müslüman, Musevi, Hristiyan, Alevi üyeleri ile küçük yaşta çokkültürlülüğü deneyimleyen Vartanyan, ilkokul sıralarında yazdığı kısa hikayeleri zımbalayarak çevresiyle paylaşır. Ortaokul sıralarında felsefe, psikoloji ve sosyoloji ile ilgilenmeye başlar ve sonrasında insanı, varoluşunu ve yaşamı irdelemeyi, kendi yaşam yolculuğunun odağına taşır.rnrnÜniversite yıllarında, birçok yerel/ulusal yayınlarda yazıları yayınlanmaya başlayan Aret Vartanyan, 1998 yılında internet sitesini kurarak yazdıklarını geniş kitlelerle paylaşır. Ailesinde,İstanbul’da ve özellikle Beyoğlu sokaklarında insana ve yaşama dair gözlemlerini kalemine ustalıkla yansıtan Aret Vartanyan, 2008 yılında ilk kitabı Sen ve Ben ile kısa zamanda onbinlerce okura ulaştı.rnrnİnsana ve yaşama ayna tutan bir sohbet olarak tanımladığı Sen ve Ben, insanın kendini tanımadan, kendi gerçekliğini farkedip ifade edemedikçe dünyayı ve evreni anlamlandıramayacağını, yaşamında farkındalığını bulamayacağı iddasını sayfalarına taşıdı. Yaşamında ve yazdıklarında klişelerden, kalıplardan uzak durmayı tercih eden ve düşüncelerini cesurca paylaşan Vartanyan, korkularıyla, kalıplarıyla, önyargılarıyla kendi yarattığımız kafesi anlamamızı ve çıkış yolunu nasıl bulacağımızı Sen ve Ben’de samimi bir üslupla anlattı. Okurlardan gelen binlerce epostayı tek tek yanıtlayan Aret Vartanyan, Sen ve Ben ile başlayan sohbeti, kitabın ve yazar-okur ilişkisinin ötesine taşıdı.rnrnAret Vartanyan’ın ikinci kitabı ise bu kez aşık olduğu kadın olarak tanımladığı İstanbul’u içine kattığı Bir Nefes istanbul oldu. Ülkemizin önce gelen yazar, sanatçı ve gazetecilerinin önsözleriyle başlayan Bir Nefes İstanbul, bu kez İstanbul ekseninde kendimizi arayışımızı anlatırken, önyargılardan, etiketlerden uzaklaştığımızda birarada yaşamanın nasıl birşey olacağını okurlarıyla paylaştı. Bir Nefes İstanbul, hepimizin aynı gemide nasıl yol yol aldığını okurlarına anlatırken, Anadolu’nun gerçek zenginliğinin farklı renk, kültür ve inanç zenginliğinde yattığının altını kalın çizgilerle çizdi.rnrnMarmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde lisans ve yüksek lisansını tamamlayan Vartanyan, İngiltere’de Oxford ve Londra’da eğitimini sürdürdüğü sıralarda Kişisel Gelişim kavramına odaklandı. Kişisel Gelişim çalışmalarında insanın iç dünyasına verilmesi gereken önemin verilmediğine inanan Vartanyan, Kişisel Dönüşüm yaklaşımı üzerinde çalışmalarını yoğunlaştırdı. 2009 yılında Yaşam Atölyesi çatısı altında çalışmalarını başlatan Aret vartanyan’a göre, bireyin yaşanmışlıklarını, duygularını ve farklılıklarını dikkate alarak iç dünyasına eğilmeden yapılan çalışmalar, temeli sağlam olmayan bir ev inşa etmekten öteye geçemiyor ve ilk sarsıntıda yıkılması kaçınılmaz.rnrnGünlük yaşamın bir yarışa dönüşen yoğunluğunda, mesaj bombardımanın ve dünyanın getirdiklerinin altında yaşadıklarını 15 yıllık profesyonel iş hayatında kendisi de deneyimleyen Vartanyan, iç dünyamız ile dışarıdaki dünyanın dengelenmesi ile kendi kişilik ve isteklerimiz doğrultusunda yaşamımızı nasıl inşa edebileceğimizi Yaşam Atölyesi çalışmalarında paylaşıyor. Birkaç yıl süren sınıf eğitimleri, günlük seminerler, kurumsal çalışmalar ve online buluşmalarla iki yıl içinde yüzbinden fazla katılımcıyla buluşan Yaşam Atölyesi, 2011 yılında Türkiye’nin dışına çıkarak Londra ve Newyork başta olmak üzere dünyaya açıldı.rnrnAret Vartanyan’ın üçüncü kitabı Bir Yüz Bir İnsan ise, ‘Bir Bedende Kaç Kişi Yaşıyoruz? sorusuyla okurlarını karşılıyor. Yaşama, varoluşumuza, günlük hayata, aşka farklı pencereler açan Bin Yüz Bir İnsan, her gün büründüğümüz onlarca rolün zihnimizde, ruhumuzda ve bedenimizdeki yansımalarını bir hikaye kurgusunda anlatırken, dünyayı algılama şeklimizi ve kendimizi keşfederek, değiştirerek neler yapabileceğimizi gözler önüne seriyor.rnrnİçeriğinden kitap kapağına, müziği, videosu ve farklı uygulamalarından okura sunulma aşamasına kadar bir çok ilki beraberinde getiren Bin Yüz Bir İnsan, Gökhan Kırdar’ın müziğiyle cümleleri notalara da taşıdı. İstanbul’da farklı lokasyonlarda kurulan 7 ayrı sette çekilen Bin Yüz Bir insan videosu, Türkiye’de bir kitap için çekilen ilk büyük prodüksiyonlu kısa film olma özelliğini taşıyor.rnrnAret Vartanyan, Bin Yüz Bir İnsan’da da okurlarıyla paylaştığı gibi, insanın odağında olmadığı her ideolojinin, yönetimin, projenin bütünlükten uzak olduğunu her fırsatta dile getiriyor. Her bir insanın etiketlerinin arkasına geçildiğinde, sevgiyi, yüksek yaşam standardını koşulsuz hakettiğine dikkat çeken Vartanyan, bugün dünyada yaşanan her şeyin insanlığın bir yansıması olduğunu ifade ediyor. Bireylerden oluşan dünyayı, bugünkü görünümünden kurtarmak, kendi ifadesiyle dünyayı cennete dönüştürmek ise ise, yine bireyin kendisinden başlıyor.rnrnKendini bilen ve kendi değerlerini koruyarak, kendi olmayı başarıp paylaşarak, bireyin önce kendi içinde ve yakın çevresinde birçok şeyi değiştireceğini ifade eden Vartanyan, kendimizde ve yakın çevremizde başlayan değişimin kelebek etkisiyle tüm insanlığa yayılacağına inanıyor.rnrn‘Ben gerçekleştiğini fiziksel ömrümde göremeyeceğim bir ütopyaya yürüyorum. Tek bir kişiyi bile dışarıda bırakmadan insanın hakettiği yaşamı ve hayallerinin gerçekliğini sunan, sevgi üzerine kurulmuş, bireyin kendi olarak, kendini ifade ederek yaşadığı ve paylaştığı bir dünyayı yaratmak için paylaşıyorum. ‘