Gitme Zamanı

Aret Vartanyan
Tahmini Okuma Süresi:
11 sa. 47 dk.
Sayfa Sayısı:
416
Basım Tarihi:
Kasım 2024
Yayınevi:
Üçüncü Göz Yayınları
ISBN:
9789751046666
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·416 syf.··
2025 89. kitabı
Gitme Zamanı #okudumbitti “Her başlangıç bir son... Yeni bir sona başlayalım.” @aret_vartanyan ’ın #GitmeZamanı kitabı, sadece bir hikâye anlatmıyor; insana kendini, yaşadığını sandığı hayatı ve “gerçek” bildiklerini sorgulatan bir aynaya dönüşüyor. Kitap boyunca fark ettim ki bu yolculuk dışarıya değil, doğrudan içeriye… insanın kalbine, zihnine, geçmişine, karanlık ve aydınlık yanlarına doğru açılan bir yolculuk bu. İki bölümden oluşması kitabı çok daha etkileyici kılıyor. “Zâhir” kısmında, görünürde sıradan bir hayatın içindeki çatlakları izliyoruz: evlilik, sadakatsizlik, tutkular, pişmanlıklar… Karakterler oldukça gerçekçi. Selim’in yaşadığı kırılmalar ve içsel sorgulama süreci o kadar tanıdık ki, bazı cümlelerde kendi yaşanmışlıklarım aklıma geldi. Ama asıl fark yaratan “Bâtın” bölümüydü benim için. Orada, anlatı bambaşka bir katmana geçiyor; fiziksel dünyanın ötesine. Simyacıdan zaman ustasına, eski bilgilerden felsefi göndermelere kadar pek çok derinlikli unsurla karşılaştım. Fakat bu bilgiler okuyucuyu zorlamıyor; aksine yavaş yavaş içeri sızarak düşündürüyor, merak ettiriyor, ruhuna dokunuyor. Beni etkileyen şey, yazarın felsefeyi ve ruhani boyutu, anlatının doğal akışına ustaca yedirmesi oldu. Kısacası bu kitap, bir oturuşta okunup geçilecek türden değil. Her bölüm, bir durup düşünmeye, bir şeyleri yeniden gözden geçirmeye alan açıyor. Kendimle yüzleştiğim, sorguladığım, bazı duvarlarımı çatırdatan satırlar oldu. Özellikle yaşamın anlamına, seçimlere, zamana ve “gitmek” fiiline yüklediğimiz anlamlara dair çok şey düşündüm. Edebiyatla felsefenin kesiştiği yerleri seven, romanlardan sadece hikâye değil içsel bir etki de bekleyen herkesin mutlaka okuması gerektiğini düşünüyorum. Gitme Zamanı, aslında kalmak gerektiğini fısıldayan bir
Gitme ZamanıAret Vartanyan · Üçüncü Göz Yayınları · 2024810 okunma
Puan vermedi
#okudumyorumluyorum "Gök ile yer arasında köprü kuran asa misali, Batın ile Zahir arasında gidip geliyor insan..." Bir yanda görünen Dünya, bir yanda insanın ötesi, evrenin varoluşu. Bir yanda bireyin günlük yaşam akışı içinde kendine çevresindeki karakterleri ve bulunduğu yaşamı sorgulayan bir hikaye. Bazen evde yapılan bahar temizliği sırasında kendi yaşamını da sadeleştirmek ister insan sıkıştığını hissettiği anlarda hep bir yerlerde uykuyu bekleyen kaçıp gitme fikri uyanmaya başladığında bir şeylerin değişmesi gerekiyordu artık. Aret Vartanyan'ın "Gitme Zamanı" adlı eseri, hem bir roman hem de bir felsefi yolculuktur. Yazar, bu eserinde günlük yaşamın sıradan akışını, derin felsefi ve ruhani sorgulamalarla harmanlayarak okuyucuyu içsel bir keşfe davet etmektedir. Kitapta bir yanda bireyin yaşadığı dünyayı ve çevresindeki insanları sorgulayan bir hikâye sunarken, diğer yanda kadim bilgileri ve bilgeleri günümüze taşıyan mistik bir yolculuğa çıkarır. Eserin içinde, ağacın altında uyuyan Yedi, denizden çıkan çift başlı düalite, zaman ustası saatçi, bilge simyacı, Schrödinger’in kedisi gibi ezoterik figürler ve Aristo'dan Nietzsche'ye kadar uzanan düşünürlerin mahkeme salonunda buluştuğu sahneler yer alır. Bu unsurlar, kitabın hem bireysel hem de evrensel bir yolculuğu temsil ettiğini gösterir. Şunu da belirtmek isterim "Gitme Zamanı" aynı zamanda dörtlemenin bir kitabıdır. Yazarın 37 yıllık birikiminin bir sonucu olarak tamamlanır. Öğrenci üstadına sorar: - "Ego" nedir? Üstat yüzünü buruşturarak öğrenciye döner ve - " Bu ne kadar aptalca bir soru, bunu sadece bir aptal sorabilirler." der. Öğrenci allak bullak olur, öfkeden kıpkırmızı kesilmiştir. Üstat gülümser ve şöyle der: İşte EGO budur! Kitapla ve sağlıkla kalın
Gitme ZamanıAret Vartanyan · Üçüncü Göz Yayınları · 2024810 okunma
Puan vermedi·416 syf.··
2025 111. kitabı
Gitme Zamanı Aret Vartanyan “Yükselişe giden kapılar dar,yollarsa engebeli ve tozluydu. Adeta kırk haremelerin hazinesini koruyan kapıların ayrıkotlarıyla örtülü olması gibi…” Zahir ile Batın üzerinden ilerleyen eserin Zahir bölümünde kırk beş yaşında ki başarılı iş adamı Selim i,kendisini aldatan iki çocuğunun annesi Burcu yu,evli olmasına rağmen yıllardır Selim e aşık asistanı Aslı yı,arkadaşı Bülent i,Zümrüt ü ve Zümrüt’ün ev arkadaşı Bengü yü okurken Selim sırra kadem basıyor.İsin tuhaf tarafı kimsede Selim in yokluğunu sorgulamayıp,kabullenmiş olmasına sahit oluyoruz. Bölüm bölüm yazılmış olmasını cok sevdim .Okura,kolay okuma konforu sağlamış.Her karekterin hayat hikayesini merakla okurken her bir karekterde farklı duygular yaşadım arkadaşlar. #evlilik , #aşk , #ihanet , #pişmanlık , #yalnızlık üzerine kaleme alınan eserin, #batın bölümlerinde #felsefik ve ruhani sırları irdeleyen,kadim bilgiler mevcuttu. #felsefe ile ilgili bölümleri okurkende bilmediklerimi öğrenmiş,bildiklerimi de tekrar etmiş oldum. #felsefetutkunları bu eseri okursa kesin cok sevecektir. Bu arada #gitmezamanı eserinin devamı olduğuna cok mutlu oldum. Devam kitabı olan #siyahgözyaşı nı büyük bir merakla bekliyorum.İnsallah en yakın zamanda okumak nasip olur.Kalın sağlıcakla @ucuncugozyayinevi #okuyanteraziokuyor #okuyanterazi
Gitme ZamanıAret Vartanyan · Üçüncü Göz Yayınları · 2024810 okunma
9/10
·416 syf.··
2025 1. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2025 00:00
her karakterle empati yaptıran, okurken durup uzaklara daldıran, kendinden rahatlıkla bir şeyler bulabildiğin sürükleyici ve okuması çok keyifli bir kitap
Gitme ZamanıAret Vartanyan · Üçüncü Göz Yayınları · 2024810 okunma
10/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2025 54. kitabı
Selamlar arkadaşlar bu akşam sizlere kurgu,felsefe, içsel sorgulamaların harika bir kurguyla harmanlandığı bir kitapla geldim. Kitap yazar #aretvartanyan kaleminden #gitmezamanı kitabı . Kitap iki bölümden oluşuyor ilk bölüm Zahir,kelime anlamı görünen demek . Bu bölümde karısı tarafından aldatıldığını öğrenen bir erkeğin içsel sorgulaması,kendinle hesaplaşması ve değişime başlaması harika bir dillle anlatılmış . İkinci bölümde ise Batıl kelime anlamı görünen demek arkadaşlar. Bu bölümde de felsefe, eski kadim bilgeler, farklı varlıklar kavramlar harika bir şekil de anlatılmış. Ben kitabı okurken kendimi sorguladım, bazı bilgiler edindim diyebilirim. Bu kitabı okumanızı tavsiye ederim. Ayrıca belirtmek istediğim bir şey var bu yazarın yazdığı serinin ilk kitabı, devamını heyecanla bekliyorum. Bu kitabı bana tavsiye ederln kitapfisiltisi sevtap canıma çok teşekkür ederim, inşallah bir çok güzel kitapları birlikte okuruz. @ucuncugozyayinevi kitapfisiltisi sevtap #aretvartanyan #ucuncugozyayinlari #neokudum #okudumbitti #yorumzamanı #vuslatınkitapkurtları #benokudumsendeoku #tavsiyekitap #bokstagram #instakitap
Gitme ZamanıAret Vartanyan · Üçüncü Göz Yayınları · 2024810 okunma
Puan vermedi·416 syf.··
2025 38. kitabı
Yazar, kitabın sonunda şunları söylemiş: "...Bazen bana da çok ağır geliyor varoluşum. Yazdığım dörtlemede bir ütopyaya yürüyorum. Zâhir'den Bâtın'a yolculukta, kendi yolculuğumu seninle paylaşıyorum..." Gitme Zamanı, bir dörtlemenin ilk kitabı. Fakat diğer serilerde olduğu gibi başı, sonu değil de yapılan yolculuk önemli bu kitapta. Ve biliyoruz ki hiçbir varoluşsal yolculuk kolay olmaz. O yüzden kitap bir solukta okunup kenara koyulacak türde değil. Özellikle Bâtın bölümleri derin bir felsefe, sorgulama içerdiği için dikkatinizi ve zamanınızı istiyor. Zâhir kısmı ise birçok insanın hayatının seçimler ile kesiştiği, ilişkiler, aldatma ve yaşam ile ilgili.
Gitme ZamanıAret Vartanyan · Üçüncü Göz Yayınları · 2024810 okunma
2/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2025 19. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2025 15:17
Girişimiz Batın’la başlıyor. Kitapta geçen bir bölüm ve çok etkileyici olduğunu düşünüyorum. Okumak istemezseniz direkt ince/eleme kısmına geçebilirsiniz. Gelmen gereken, olman gereken yerdesin. Bir sonraki aşama için artık karar verecek olan sensin. Aslında her seçiminin kararını sen verdin, bir çoğunun da farkında olmadın. Senin seçmediğin, senin hazır olmadığın hiçbir şey sana verilmedi. Evrenin hiçbir boyutunda bu prensip çiğnenmiyor. Şimdi senden istediğim bir şey var ister gözlerini kapatıp derin derin nefes al , ister uzan, ister odanın içinde dolaş, ister otur… Önemli olan sadece sana soracağım dört sorunun cevabını vermen . Söyleme, sadece sen bil. Kapıları aç, açabiliyorsan açacaksın zaten. Olan, olanı çeker, bulur. Sadece bu dört soruyu düşünmeni istiyorum ; bu dört soruya kilitlerini açarak, kendini özgürleştirerek cevap ver. Düşünmekten çok sezgilerinle, “an”a yüklenmiş olanlarla içinde taşıdıklarını değiş. Her şey senin cevaplarınla, senin taşıdıklarınla şekilleniyor. Sadece burada ol, benimle kal ve şu dört soruyu sen gibi cevapla: Nereden geliyorsun? Kimsin? Nesin? Nereye gidiyorsun? İNCE/ELEME Genel olarak baktığımız zaman kitabın büyük bölümü beni hayal kırıklığına uğrattı. Kitabın Bâtın adı altında yazılmış bölümlerine diyecek yok,yazar gerçekten ince eleyip sık dokumuş, sürekli bir sorgulama mevcut ve insan bu bölümleri okurken kendine dönebiliyor. İstemeden kendini dinleme girişimine maruz kalıyor. Ancak Zâhir bölümleri açıkçası çok sıradan geldi. Aşırı duygusal ve fazla pembe. Bu bölümleri okurken aşırı sıkıldım. Hayat haddinden fazla zorluk içeriyorken bunu karakterler üzerinden; evlilik,tanışma,sevgili olma,sex, ayrılma,aldatma, aldatmaların üzerine beyaz boyalar sürme vesaire… Hayat bu kadar sıradanlığı ve duygusallığı yaşatmaz. Bu
Gitme ZamanıAret Vartanyan · Üçüncü Göz Yayınları · 2024810 okunma
Gitme Zamanı
10/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2025 23. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Ağustos 2025 20:07
Merhabalar herkese... Aret Vartanyan'ın kaleminden Gitme Zamanı isimli kitabının kendimce küçük bir incelemesiyle buradayım. Kitabın konusu; Bir yanda Zahir, bir yanda Batın... Bir yanda görünen dünya, bir yanda insanın ötesi, evrenin varoluşu... Bir yanda bireyin günlük yaşam akışı içinde kendini çevresindeki karakterleri ve bulunduğu yaşamı sorgulayan bir hikaye; diğer yanda felsefik ve ruhani sırları irdeleyen, kadim bilgileri ve bilgeleri bugüne taşıyan gizemli mistik bir yolculuk... Bir yanda ağacın altında uyuyan Yedi, denizden çıkan çift başlı dualite, zaman ustası saatçi, bilge simyacı, Schródinger'in kedisi, mahkeme salonuna doluşmuş düşünürler ve daha nice ezoterik kahraman... Diğer yanda aşk tutku aldatma entrika ve yaşam kavgası... Öncelikle kitaba başlarken bu kadar beğeneceğimi düşünmüyordum. Okurken sanki başka diyarlara gittim geldim. Biraz da ben kitabın içeriğinden bahsedecek olursam; Batın ve Zahir kısımlarının sırasıyla işlenmesiyle süregeliyor. Batın kısmında genelde gizemli olaylar, varoluşsal metaforlar, spritüel konular ve ezoterizm ile ilgili bilgiler ağırlıklı olarak yer alıyor. Zahir kısmında ise; Selim, Burcu, Zümrüt, Aslı, Ali ve Bengü karakterlerinin içsel hesaplaşmaları ve ruhsal tasvirleri en ince detayına kadar etkileyici bir biçimde aktarılıyor. Bu karakterlerin umutları, varoluş sancıları, savruluşları, hayatı sorgulamaları, benliklerinde kaybolmaları, benliklerini aramaları, hayatın neresinde olduklarını geniş bir perspektifde irdelemeleri çarpıcı bir gerçeklikle harmanlanarak okura yansıtılıyor. Kitabı gerçekten çok ama çok beğendim. Her iki kısımda aşırı akıcıydı. Betimlemeleri ve akışı tek kelimeyle harikaydı öyle ki her bir cümlede betimlenen şeyler aşırı etkili bir biçimde gözümde canlandı. O kadar gerçekleri, toplumsal nitelikli olayları
1000Kitap
Gitme ZamanıAret Vartanyan · Destek Yayınları · 2015810 okunma
10/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2024 45. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2024 12:17
"Gitme Zamanı", modern dünyanın görünürdeki karmaşası (Zâhir) ile ruhun derinliklerindeki ezoterik sırları (Bâtın) iç içe geçiren felsefi ve mistik bir arayış romanıdır. Hikaye, arkasında gizemli bir tahta penguen bırakarak ortadan kaybolan Selim’in izini süren karakterlerin, kendilerini kuantum fiziğinden simyaya, Schrödinger'in kedisinden zaman ustalarına uzanan sembolik bir labirentin içinde bulmasını konu alıyor. Olay örgüsü, karakterlerin dünyevi hırslar, aşklar ve aldatmacalarla yüzleşirken aslında kendi içsel "vitriol"lerini (özlerini) keşfetme yolculuğuna dönüşür; zira romanın alt metni, insanın toplumsal dayatmalardan, korkularından ve illüzyonlarından sıyrılıp "kendinden kendine hicret etmesi" gerektiğini savunuyor. Aret Vartanyan’ın anlatım üslubu ise akıcı, mistik, aforizmalarla yüklü ve okuyucuyu doğrudan sorgulamaya iten didaktik ama bir o kadar da sürükleyici bir tona sahip.
1000Kitap
Gitme ZamanıAret Vartanyan · Destek Yayınları · 2015810 okunma
İnsan insan derler idi, insan nedir bilmedik ki…
Puan vermedi·512 syf.··
2022 28. kitabı
“Say ki öldün… Ne kalırdı senden geriye?” Koca bir hiç… Hiçlik motivasyonumuz, tatminsizliklerimiz birer işaret yolumuzda… Kendi yolumuzdaki taşlara takılmamak İçin başka başka uçurumlardan atıyoruz kendimizi. Bunca anlamın içinde anlamsızca, amaçsızca yaşamak, özümüzü görüp sevmekten önce, maddeyi görünürü sevmeye kendimizi adamışlıklarımız kararttı dünyalarımızı… Şimdi uyanma vakti… Bir vasıf sözcüğünden ibaret olmayan insanlığımızın yüreğinde biriken irini akıtıp, özümüzü görmek zamanı… Gelişim adına sonsuz bir yol, yol ayrımları, işaretler zinciri. İnsanın zihni,bedeni ve ruhani hali yalın bir şekilde anlatılmış. Işığı bir noktada görüp, büyüterek tüm dünyasına saçmak isteyen herkese tavsiye ediyorum… Bir deniz olamasak da insanlığa, en azından bir damla olabilmek adına…
Gitme ZamanıAret Vartanyan · Destek Yayınları · 2015810 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Aret VartanyanYazar · 11 kitap
İstanbul’da, mütevazi bir ailenin tek çocuğu olarak dünyaya gelen Aret Vartanyan, küçük yaşlarda yazmaya başladı. Ermeni, Rum, Müslüman, Musevi, Hristiyan, Alevi üyeleri ile küçük yaşta çokkültürlülüğü deneyimleyen Vartanyan, ilkokul sıralarında yazdığı kısa hikayeleri zımbalayarak çevresiyle paylaşır. Ortaokul sıralarında felsefe, psikoloji ve sosyoloji ile ilgilenmeye başlar ve sonrasında insanı, varoluşunu ve yaşamı irdelemeyi, kendi yaşam yolculuğunun odağına taşır.rnrnÜniversite yıllarında, birçok yerel/ulusal yayınlarda yazıları yayınlanmaya başlayan Aret Vartanyan, 1998 yılında internet sitesini kurarak yazdıklarını geniş kitlelerle paylaşır. Ailesinde,İstanbul’da ve özellikle Beyoğlu sokaklarında insana ve yaşama dair gözlemlerini kalemine ustalıkla yansıtan Aret Vartanyan, 2008 yılında ilk kitabı Sen ve Ben ile kısa zamanda onbinlerce okura ulaştı.rnrnİnsana ve yaşama ayna tutan bir sohbet olarak tanımladığı Sen ve Ben, insanın kendini tanımadan, kendi gerçekliğini farkedip ifade edemedikçe dünyayı ve evreni anlamlandıramayacağını, yaşamında farkındalığını bulamayacağı iddasını sayfalarına taşıdı. Yaşamında ve yazdıklarında klişelerden, kalıplardan uzak durmayı tercih eden ve düşüncelerini cesurca paylaşan Vartanyan, korkularıyla, kalıplarıyla, önyargılarıyla kendi yarattığımız kafesi anlamamızı ve çıkış yolunu nasıl bulacağımızı Sen ve Ben’de samimi bir üslupla anlattı. Okurlardan gelen binlerce epostayı tek tek yanıtlayan Aret Vartanyan, Sen ve Ben ile başlayan sohbeti, kitabın ve yazar-okur ilişkisinin ötesine taşıdı.rnrnAret Vartanyan’ın ikinci kitabı ise bu kez aşık olduğu kadın olarak tanımladığı İstanbul’u içine kattığı Bir Nefes istanbul oldu. Ülkemizin önce gelen yazar, sanatçı ve gazetecilerinin önsözleriyle başlayan Bir Nefes İstanbul, bu kez İstanbul ekseninde kendimizi arayışımızı anlatırken, önyargılardan, etiketlerden uzaklaştığımızda birarada yaşamanın nasıl birşey olacağını okurlarıyla paylaştı. Bir Nefes İstanbul, hepimizin aynı gemide nasıl yol yol aldığını okurlarına anlatırken, Anadolu’nun gerçek zenginliğinin farklı renk, kültür ve inanç zenginliğinde yattığının altını kalın çizgilerle çizdi.rnrnMarmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde lisans ve yüksek lisansını tamamlayan Vartanyan, İngiltere’de Oxford ve Londra’da eğitimini sürdürdüğü sıralarda Kişisel Gelişim kavramına odaklandı. Kişisel Gelişim çalışmalarında insanın iç dünyasına verilmesi gereken önemin verilmediğine inanan Vartanyan, Kişisel Dönüşüm yaklaşımı üzerinde çalışmalarını yoğunlaştırdı. 2009 yılında Yaşam Atölyesi çatısı altında çalışmalarını başlatan Aret vartanyan’a göre, bireyin yaşanmışlıklarını, duygularını ve farklılıklarını dikkate alarak iç dünyasına eğilmeden yapılan çalışmalar, temeli sağlam olmayan bir ev inşa etmekten öteye geçemiyor ve ilk sarsıntıda yıkılması kaçınılmaz.rnrnGünlük yaşamın bir yarışa dönüşen yoğunluğunda, mesaj bombardımanın ve dünyanın getirdiklerinin altında yaşadıklarını 15 yıllık profesyonel iş hayatında kendisi de deneyimleyen Vartanyan, iç dünyamız ile dışarıdaki dünyanın dengelenmesi ile kendi kişilik ve isteklerimiz doğrultusunda yaşamımızı nasıl inşa edebileceğimizi Yaşam Atölyesi çalışmalarında paylaşıyor. Birkaç yıl süren sınıf eğitimleri, günlük seminerler, kurumsal çalışmalar ve online buluşmalarla iki yıl içinde yüzbinden fazla katılımcıyla buluşan Yaşam Atölyesi, 2011 yılında Türkiye’nin dışına çıkarak Londra ve Newyork başta olmak üzere dünyaya açıldı.rnrnAret Vartanyan’ın üçüncü kitabı Bir Yüz Bir İnsan ise, ‘Bir Bedende Kaç Kişi Yaşıyoruz? sorusuyla okurlarını karşılıyor. Yaşama, varoluşumuza, günlük hayata, aşka farklı pencereler açan Bin Yüz Bir İnsan, her gün büründüğümüz onlarca rolün zihnimizde, ruhumuzda ve bedenimizdeki yansımalarını bir hikaye kurgusunda anlatırken, dünyayı algılama şeklimizi ve kendimizi keşfederek, değiştirerek neler yapabileceğimizi gözler önüne seriyor.rnrnİçeriğinden kitap kapağına, müziği, videosu ve farklı uygulamalarından okura sunulma aşamasına kadar bir çok ilki beraberinde getiren Bin Yüz Bir İnsan, Gökhan Kırdar’ın müziğiyle cümleleri notalara da taşıdı. İstanbul’da farklı lokasyonlarda kurulan 7 ayrı sette çekilen Bin Yüz Bir insan videosu, Türkiye’de bir kitap için çekilen ilk büyük prodüksiyonlu kısa film olma özelliğini taşıyor.rnrnAret Vartanyan, Bin Yüz Bir İnsan’da da okurlarıyla paylaştığı gibi, insanın odağında olmadığı her ideolojinin, yönetimin, projenin bütünlükten uzak olduğunu her fırsatta dile getiriyor. Her bir insanın etiketlerinin arkasına geçildiğinde, sevgiyi, yüksek yaşam standardını koşulsuz hakettiğine dikkat çeken Vartanyan, bugün dünyada yaşanan her şeyin insanlığın bir yansıması olduğunu ifade ediyor. Bireylerden oluşan dünyayı, bugünkü görünümünden kurtarmak, kendi ifadesiyle dünyayı cennete dönüştürmek ise ise, yine bireyin kendisinden başlıyor.rnrnKendini bilen ve kendi değerlerini koruyarak, kendi olmayı başarıp paylaşarak, bireyin önce kendi içinde ve yakın çevresinde birçok şeyi değiştireceğini ifade eden Vartanyan, kendimizde ve yakın çevremizde başlayan değişimin kelebek etkisiyle tüm insanlığa yayılacağına inanıyor.rnrn‘Ben gerçekleştiğini fiziksel ömrümde göremeyeceğim bir ütopyaya yürüyorum. Tek bir kişiyi bile dışarıda bırakmadan insanın hakettiği yaşamı ve hayallerinin gerçekliğini sunan, sevgi üzerine kurulmuş, bireyin kendi olarak, kendini ifade ederek yaşadığı ve paylaştığı bir dünyayı yaratmak için paylaşıyorum. ‘