Hikmet Zayi

kıyamet ellerin iki yana düşüp bekleyişin bitmesidir diye düşünürdüm eskiden, artık bekleyişin değil iyi bir insan bekleyişinin bitmesi olduğunu düşünüyorum, beklemek ama iyi insan dışında her şeyi beklemek, tetikte olmak,
Sayfa 27·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
eskiden soğuktan korunmaya çalışan yolcular dizlerine keçe bağlar, gömleklerinin içine yün doldurur, bellerine kuşak sararlarmış, ben de öncekilerin yol azığını, çifte sözlerini, iz bilgilerini dizlerime sarıp, gömleğimin içine katıp, belime kuşanıp yürümek istedim, öyle ağırlaştım öyle ağırlaştım ki bir adım atamaz hale geldim yine, bakakaldım, yerime alıştım sandılar, yerine alıştığı için zavallıcık başka yerde yapamıyor dediler,
Sayfa 10·Kitabı okudu

Hikmet Zayi

, bir kitap okudu
10/10
·72 syf.··
Beğendi
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2026 00:01
·
2026 23. kitabı
Ayşegül Genç
8.8/10 · 47 okunma
Anlam çiçek açtığında
10/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2026 00:01
Kitabı okurken yazardan dinliyor gibiydim. Öyle içli bir sesle ve şiirsel konuşuyordu ki anlam dünyamda rasyonalitenin sığlığında boğulduğumla yüzleşmek zorunda kaldım. Çoğu yerinde duygudaş olup, hislerini hissedişimin ulvîliği, sorgulamalarının derinliği ile varoluşsal bir sancıyla büyülendim. Bazen her şeyin altında anlam aramanın bir nevî delilik olduğunu düşünürüm fakat özellikle Nuh nebî örneğinde olan o üçüncü güruhtan olduğumu hissetmem ki burada güruhu tam da anlamıyla kullanıyorum beni fazlasıyla eksik ve boş hissettirdi. Yazara uzun ömürler diliyorum.
Anlam Çiçek AçtığındaAyşegül Genç · Muhit Kitap · 202647 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2026 22. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2026 22:38
Agamben’e göre devletler kriz anlarında (salgın, terör, savaş vb.) hukuku askıya alır. Bu geçici olması gereken durum zamanla normalleşir. Bunu en açık şekilde COVID-19 sürecinde gördük: Sokağa çıkma yasakları, seyahat kısıtlamaları, aşı zorunluluğu tartışmaları, dijital takip sistemleri... Agamben bu dönemde oldukça tartışmalı bir çıkış yaparak, insanların “sağlık” adına özgürlüklerinden çok hızlı vazgeçtiğini söyledi. Onun bu düşünceleri kitabı okumamda etkili oldu. Kitapta bahsedilen çıplaklık Adem ve Havva'dan başlayan, teşhircilik ve modanın çıplaklığı tartışmalarını içeren bir şekilde aktarılır aslında Agamben’in “çıplak hayat” dediği şey, hakları askıya alınmış insan durumudur. Bunu günümüzde en açık şekilde mültecilerde görebiliriz: Kamplarda yaşayan insanlar, hukuki statüsü belirsiz olanlar, sunırda tutulup “ne içeri ne dışarı” bırakılanlar... Bu noktada Michel Foucault’nun “biyopolitika” kavramıyla birleşir: Devlet artık sadece yönetmez, hayatı yönetir. Her ne kadar kitabı yorumlamam kitapla tümüyle paralel olmasa da kitabın güncel felsefî konularda farklı perspektifler kazandıracağını düşünüyorum.
ÇıplaklıklarGiorgio Agamben · Alef Yayıncılık · 201781 okunma