İtiraflar, Batı düşünce tarihinin en etkili eserlerinden biridir. Yazarı Augustinus, bu kitapta yalnızca hayat hikâyesini anlatmaz; insan ruhunun, hafızanın, arzunun, günahın ve Tanrı arayışının derin bir çözümlemesini yapar. Bu nedenle eser hem bir otobiyografi, hem bir felsefe metni, hem de bir dua olarak okunabilir. Augustinus'un kitapta fikirsel evrilişine tanık olurken samimi yakarışlarında onun ne kadar içli bir insan olduğu farkedilir.
Ben eseri okuduktan sonra sadece samimi olmanın yetmeyeceğini düşünmeye başladım. Önce iman eder ve sonra düşünmeye başlarsan inandığının dik durabilmesi için sonraki okuma ve arayışların hep bunun üzerine olması ilginç geliyor. Anakronik bir hataya düşmeden, gerekçelendirilmiş doğru inanç dediğimizin bu olduğunu sanmıyorum.