Okur
Hikmet Zayi
bir alıntı ekledi.
lnsan Batı Avrupa'nın ilk çiftçilerinin görkemli megalit anıtlarına hayranlıkla bakarken, bir Endonezya mitini hatırlamadan edemez: Başlangıçta, gök yere çok yakınken, Tanrı, ilk çifte armağanlarını bir ipe asarak gönderiyordu. Bir gün on­lara bir taş gönderdi, ama şaşıran ve bu armağanı yakışıksız bulan atalarımız onu reddettiler. Bir süre sonra Tanrı ipi yeniden aşağı sallandırdı; bu kez ucunda birmuz vardı ve bu armağan hemen kabul edildi. O zaman atalar yaratıcının sesini duydular: Madem ki muzu seçtiniz, hayatınız da bu meyvenin ömrü gibi olacak. Eğer taşı seçseydiniz, taşın varoluşu gibi değişmez ve ölümsüz bir hayatınız olacaktı..
3
Hikmet Zayi
bir alıntı ekledi.
Ördüğü ağın ortasında bekleyen bir örümcek, sineğin, ağın herhan­gi bir yerinde yol açtığı hasarın hemen farkına varır ve ağın yırtılı­şına üzülmüşçesine aceleyle oraya koşturur. İnsan ruhu da bedenin bir yeri acıdığında, uyumla ve sıkıca bağlı olduğu bedenin ıstırabına dayanamayarak hızla oraya koşar. (Herakletios'tan)
2