·
Okunma
·
Beğeni
·
928
Gösterim
Adı:
Şenlikli Toplum
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
128
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755396323
Orijinal adı:
Tools for Conviviality
Çeviri:
Ahmet Kot
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Son yılların en radikal yazarlarından olan Illich, daha çok kurumlara ve kurumlaşmaya yönelttiği eleştirileriyle tanınıyor. Eğitim, sağlık, politika gibi kurumların insan yaratıcılığını öldürerek kendine bağımlı kıldığını savunuyor. İlerleme ve verimlilik adına korkunç bir üretim/tüketim çılgınlığının yaşandığını, oysa sanayileşme ve büyüme kavramlarının vazgeçilmeyecek kavramlar olmadığına işaret ediyor.
Şenlikli Toplum'da ise seri üretim teknolojilerinin, insanları bürokrasinin ve makinelerin aksesuarları haline nasıl getirdiğini göstererek modern sanayi toplumlarını sorguluyor. Ve kişiler arasında özerk, yaratıcı ilişkiler kurulabilmesinde araçların rolüne değiniyor. İnsanların çalışırken zevk almaları, sevinç duymaları için araçlara hükmetmeleri gerektiğini belirterek, araçların insanlara hükmetmeye başladıkları noktada büyümeye karşı çıkıyor.
128 syf.
·9/10
Bize doğru olduğu söylenenlerden şüphe edelim,içinde bulunduğumuz dünyanın olması gereken olmadığını,oluşturulduğunu ve değiştirebileceğimizi düşünelim.Kurumlaşan ve iktidarlaşan bilgiye isyan edelim.Endüstrileşme ile birlikte neşemizi yaşam coşkumuzu nasıl kaybettiğimizi görelim.Üretim ilişkilerini,üretimin biçimini sorgulayalım.Doağanın sahibi değiliz onun bir parçasıyız onu yok etmeye çalışarak kendimzi yok ediyoruz artık anlayalım.
128 syf.
Endüstrileşmenin; siyasi, ekonomik, üretimsel,hukuki, eğitimsel kısaca maddi ve soyut araçlarının, insan tabiatında yer alan saf doğal değerleri nasıl kurumsallaştırdığını, bu evreyi geçtikten sonra sürekli verim artışı ve büyüme temelli ekonomik politikaların toplumları sonu gelmez ve sürekli katlanarak artan doyumsuzluğa, daha fazla tüketime teşvik ederek onları nasıl endüstrinin sıradan bir dişlisi haline getirdiğini resmeden bir kitap. Yazar kendince bu kısır döngüden ve insanı üretim için kullanılan bir girdi algısından kurtarmanın yolu olarak " şenlikli" olarak kavramsallaştırdığı bir düzeni ve kullanılacak araçları tespit edip hayata geçirilmesini tavsiye ediyor. Şenlikli kavramından ; toplumu oluşturan bireyleri aşırı endüstrileşmeyi kanser gibi öldürücü duruma gelmeden önce engelleyici önlemler almaya sevk edecek, bireylerin kişisel özerkliklerini genişletici , birer üretim aracı yetiştirme kisvesine bürünmüş eğitim ve diğer kurumların insan odaklı yapılandırılması için kullanılacak araçları kastetmektedir. Ağır ilerlemesine rağmen sorgulayıcı ve hazır fikirlere konma tembelliğinden uzak bir bakış açısıyla okunduğunda farklı bir düşünce penceresi edinebilirsiniz.
128 syf.
·43 günde·Beğendi·Puan vermedi
Şenlikli Toplum, 1973 yılında, bir papaz, eğitimci ve felsefeci olan Ivan İllich tarafından yazılmıştır. Kitap, yazarın Türkiye de Okulsuz Toplum dan sonra 1988 de Ayrıntı yayınları tarafından basılan, 128 sayfalık 2. kitabıdır ve sosyolojik inceleme niteliğindedir.

Kitap beş bölümden oluşuyor. Eğitim, sağlık, politika, teknoloji üzerine derin sorgulamaları ve şenlikli bir toplum için yazarın önerileri yer alıyor. Kitapta sade bir dil kullanılmış fakat inceleme olduğu için yavaş ilerliyor.

**Spoiler içerebilir.

Kitap; modernleşmenin, seri üretimin, bürokrasinin insanlar arasındaki yaratıcı ilişkilere etkisine değiniyor. Değişime tamamen karşı olmayan yazar, bunun insanın dengesini bozmayacak şekilde belli sınırlar içerisinde yapılmasının daha faydalı olacağını ve toplumun örf ve adetleri ile de denge içinde olması gerektiğini düşünüyor. Her insanın eşit mal sahibi olmasındansa eşit iş hakkına sahip olmasının, çalıştığı işi de zevk alarak yapabilmesi için kullandığı araçlar üzerinde hüküm kurabilmesi gerektiğini sıkça vurguluyor. Çünkü insanlar araçları kullanmanın ve üretmenin gücünü koruyup yatırım yapma yeteneğinden yoksun bırakılmamalıdır. İnsanların sınırlar içinde yaşaması ve özverili davranması kendine olan güvenini koruyacaktır.

Dilin (kavramlara, durum ve duygulara verdiğimiz adları belki biraz mizah ve neşeli duygularla ön plana çıkarırsak, ezberleri değil de dilin farklı yönlerinikullanırsak), endüstriyel toplumun hızlı büyümesine karşı en kuvvetli araç olarak kullanılabileceğini ve şenlikli yaşamın savunmasını, araçları denetleyebilen insanlarca yapıldığı taktirde mümkün olabileceğini belirten yazar; aşırı ilerleme ve verimlilik adına yapılan korkunç üretim/tüketim çılgınlığının bu şekilde durdurulabileceğini ümit ediyor.

Kitabı incelediği konuların temel sorunlar olması ve yazarın yaklaşımlarını, yaklaşımlarını güçlendirmek amacıyla verdiği örnekleri sevdim. Kitabın inceliğine bakarak, kısa sürede okumaya değil de sindirerek ilerlemeyönelmenin (tabi benim gibi kitabı bir yerlerde unutmamanın da ) daha doğru olduğunu düşünüyorum. Ayrıca Tuğrul Eryılmaz a da katılıyorum: "Hele hele yeşil ve radikal hareketlerin pek sağlıklı olmasa da yeni yeni filiz vermeye başladığı Türkiye'de, Şenlikli toplum mutlaka ciddiye alınması gereken az sayıda kitaplardan biri."
128 syf.
·4/10
Kitabın çevirisinden yahut konuşmalardan derleme olmasından dolayı mı, nedendir hiç akmıyor, sıkıcı ve zor bitirdiğim bir kitaptı. Okulsuz toplum kitabını destekleyeceğini düşünerek okumama rağmen ciddi bir verim alamadım.
128 syf.
·6/10
Ivan Illich'in eğitime, teknolojiye, bilime karşı bakış açısı önemli. İlginç yorumlarda bulunuyor, ki hak verilmeli. Örneğin hızlı gelişen toplumun ürettiği bilgi stoğuna karşı bakış açısı şöyle: "Bilgi depoları oluşturmak, bir bilgi stoku kurmak, mevcut sorunları daha fazla bilim üreterek alt etmeye çalışmak, bunalımı daha da ileri götürerek çözme yolundaki son girişimlerdir." Görüş şu açıdan ilginç: modern toplumda biz insanlar sürekli ileri gitmek amacıyla yeni yöntemler oluşturup buluşlar yapıyoruz. Bilimin farklı kollara ayrılan alt disiplinlerinde bilim adamları, akademisyenler sürekli bilgi üretiyorlar. Fakat bu bilgi stoğu nasıl kullanılacağı bilinmedikten sonra kafa karıştırıcı bir hal alıyor ve asıl amacın ne olduğuna dair bir belirsizliğe zemin hazırlıyor. Yazarın bu hızlı ve kontrolsüz gelişmeye karşı tezi işte kitabın da adı olan "Şenlikli Toplum".

Şenlikli toplumda araçlar ve makineler herkesin ihtiyacı doğrultusunda özelleşmeli, basitleşmeli; herkes özgür biçimde erişmeli. Eğitimde bir otoritenin boyunduruğundan kurtulunmalı. Okullarda edinilen bilgi stoğu insanı zamana karşı yarışa sokup makineleştirdiği için okuldan uzak durulmalı.

Tekelleşmeye karşı bakış açısı da şöyle yazarın: "Büyük bir aracın doğal yeterliliği saf dışı ettiği yerde, radikal tekel ortaya çıkar. Radikal tekel, zorunlu tüketimi dayatarak kişisel özerkliği kısıtlar. Radikal tekel, ancak büyük kurumların sağlayabileceği standart bir ürünün tüketilmesini dayatmak yoluyla, zorla uygulanan özel bir toplumsal denetim biçimidir." Günümüz tüketim anlayışının dibine barut koyan bir anlayış. Tekele karşı öne sürdüğü yöntem ise insanlara öğrenmeye en çok ihtiyaç duyduğu şeyin öğretilmesi ve insanların aktif ve sorumlu bir hayat sürerek tüketim isteklerini bastırmayı öğrenmeleri. Bunun tersi Illich'e göre radikal tekelin ekmeğine yağ sürüyor.
Aynı zamanda neyin doğru neyin yanlış olduğuna karar veren ideologlar da kişilerin ne istediğini bilmelerine engel oluyor ve onları daima yeniye yöneltiyor.

Kitapta alışılagelmiş üretim yöntemlerine, endüstrileşmeye, eğitim sistemlerine yöneltilen eleştiriler çok sağlam. Ama yazarın yaşadığı dönemde öngöremediği bazı gerçeklikler onun önerilerinin bugün hayata geçirilmesi önünde engel. Artık Illich'in yaşadığı döneme göre çok kalabalığız. Sırf karnımızı doyurmak için bile makinelere ve endüstriye ihtiyacımız var. Kalıplaşmış üretim sistemlerimiz ve ekonomi politikalarımız köklü değişimi kaldıramayacak boyutta oturmuş bir düzene sahip. Daha önce bunu deneyenler genelde halklarını açlığa muhtaç ettiler. Ayrıca Illich'in zamanından beri değişen bir şey var: robotlaşma. Makineler artık insanlar tarafından kontrol edilmiyor. Gelecekte yeni iş kollarının açılmadığını varsayarsak insana düşen görev azalacak. Bu da kalabalıklaşan nüfusun daha çok şeye ihtiyaç duymasını sağlayacak. Belki bu anlamda Illich'in herkesin kendi istediği alanda özelleşmesine katkı sağlayacak fakat kalabalık nüfustaki her bireyin istek ve hobilerine cevap vermek için üretim bu yöntemle devam etmeli. Aksi halde dünyadaki yeraltı ve yerüstü kaynaklar verimli şekilde kullanılamayabilir.
128 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Okuduğum kitaplar arasında beni en çok düşündüren kitaplar dan biri diyebilirim. Yazar Radikalci Kimliğini bû eser de açıkça ifade ederek kurum ve kurumlaşmalarla ilgili eleştiriler yapması ve eğitim, sağlık, politika, üretim/tüketim, ilerleme, verimlilik, sanayileşme ve büyüme gibi kavramları eleştirmesi ve bu kavramları iyi bir şekilde kavranılmazsa bu bir sorun haline gelecek ve bu sorun sadece sanayileşmiş ülkeler için değil gelişmekte olan ülkeler içinde önemli bir sorun olacaktır.
128 syf.
·Beğendi·8/10
Kitabın basımı üzerinden neredeyse 50 yıl geçmesine rağmen güncelliğini koruyarak toplumların günümüzde küresel sistem ile nereye doğru gittiğini ve bu kakotopia durumunda hangi taşın altına elimizi sokmamız gerektiğini saptayan önemli ve değerli bir çalışma. Özellikle son 20 yılın Türkiyesinde yanılgılarımız ve yüzleşeceğimiz gerçekler konusu hakkında yakından ilgilendirdiğini düşünüyorum. Kitabı daha iyi kavramak için diğer kitaplarının okunmuş olması gerektiğini düşünüyorum. Daha iyi bir çeviriden okumayı isterdim.
Hiçbir eğitimin zenginlere hayatta kalmayı öğretemeyeceği ortamlarda, yoksullar onurla yaşamayı bilirler.
Ivan Illich
Sayfa 70 - Ayrıntı yayınları/Çok Yönlü Denge-Aşırı Programlanma
Hiç kaçacak boşluk bırakmayan artan oranlı vergiler, sosyal güvenlikle, gelir yardımlarıyla ve herkese eşit refah hakkı sağlamakla telafi edilebilir. Belli bir sınırdan sonra özel sermayeye el koymak da denenebilir.
Ivan Illich
Sayfa 82 - Ayrıntı yayınları
Eğitim yalnızca kişileri mesleklerine göre sınıflandırmak için değil, tüketimde daha üst sınıflara yükselmeleri için de gerekli hale gelir.
Ivan Illich
Sayfa 74 - Ayrıntı
Arada sırada, bir koltukta oturup havalandırma tertibatı olan bir otobüsle yolculuk etmek karşılığında, sıradan adam eski sistemin kendisine verdiği hareketliliği büyük ölçüde, hiçbir yeni özgürlük kazanmaksızın yitirmiştir.
Ivan Illich
Sayfa 48 - Ayrıntı yayınları
Bir insanın fiziksel ve toplumsal çevresini etkilemek için ömür boyu sahip olacağı kapasitenin büyük bölümü çocukluğunda harcanır.
Ivan Illich
Sayfa 39 - Ayrıntı yayınları
Uzman olmayan kişilerce yürütülecek tedavi olanakları "daha iyi" sağlık konusunda üstlendiğimiz sorumlulukla da beklenmedik biçimde çakışmaktadır ve tedavisi olan ve olmayan hastalıklar arasındaki ayrımı göremememize neden olmuştur. Bu ayrım çok önemlidir, çünkü hekim, tedavisi olmayan bir hastalığı ele aldığında, zanaatını araç olmaktan çıkarıp amaca dönüştürmüştür. Hastanın ölümle mücadelesi karşısında hekim, üstlendiği merasim yüzünden bilimsel avuntu sağlamaya çalışan bir şarlatan durumuna düşer. Hasta iyileşme ya da ölme sürecinde yardım edilebilecek bir özne olacak yerde, hekimin sunduğu yardımın nesnesi olur. Tıp, her insana ya da onun en yakın akrabasına, bu can alıcı ayrımı kendi adına teşhis edebileceği araçları sağlayamadığı zaman meşru bir meslek olmaktan çıkar.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Şenlikli Toplum
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
128
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755396323
Orijinal adı:
Tools for Conviviality
Çeviri:
Ahmet Kot
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Son yılların en radikal yazarlarından olan Illich, daha çok kurumlara ve kurumlaşmaya yönelttiği eleştirileriyle tanınıyor. Eğitim, sağlık, politika gibi kurumların insan yaratıcılığını öldürerek kendine bağımlı kıldığını savunuyor. İlerleme ve verimlilik adına korkunç bir üretim/tüketim çılgınlığının yaşandığını, oysa sanayileşme ve büyüme kavramlarının vazgeçilmeyecek kavramlar olmadığına işaret ediyor.
Şenlikli Toplum'da ise seri üretim teknolojilerinin, insanları bürokrasinin ve makinelerin aksesuarları haline nasıl getirdiğini göstererek modern sanayi toplumlarını sorguluyor. Ve kişiler arasında özerk, yaratıcı ilişkiler kurulabilmesinde araçların rolüne değiniyor. İnsanların çalışırken zevk almaları, sevinç duymaları için araçlara hükmetmeleri gerektiğini belirterek, araçların insanlara hükmetmeye başladıkları noktada büyümeye karşı çıkıyor.

Kitabı okuyanlar 39 okur

  • Sermest
  • Abdulkadir YÜCEDAĞ
  • Barış Ağca
  • Fehmi Mustafa Dikbaş
  • Özlem
  • Melisa Çelenk
  • Şair Ruhlu Adam
  • Dişçi bayan
  • Lebriz G. G
  • ece

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.3 (5)
9
%13.3 (2)
8
%13.3 (2)
7
%20 (3)
6
%6.7 (1)
5
%6.7 (1)
4
%6.7 (1)
3
%0
2
%0
1
%0