bugün nuh peygamber çıkıp gelse ve bir gemi yapsa etrafında dalga geçmek için toplananlar yine olur muhakkak, onları anlayıp eleştirebiliriz, onlara zavallılar da diyebiliriz ama imtihanımız artık onlarla değil, çünkü başka bir topluluk toplanıyor geminin etrafında, nuh nebi ile dalga geçmeyen ama ümitsiz bir yakınlık, neşesiz bir birikim ve bayağı bir kabulleniş ile gemi yapımını izleyen, bir nuh aleyhisselama bir kenan'a bakıp herkesin kendi kararı deyip dudak büken, acele etmeyen, telaşlanmayan, böylece sudan evvel kendi durgunluğu ile karşılaşan, kendi ruhsuzluğunun bir meyvesi olan kararlılıkla duran, durma konusunda dahileşmiş, durma konusunda uzmanlaşmış, pürüzsüz, parlak yuvarlak yumuşacık bir durma icat etmiş insanlar öylece bakacaklar her gemiye, ağzında tuz ve şeker çürümüş, ruhunda umutlar ve korkular çürümüş, üzerine dokunan yağmurlar çürümüş insanlar, günahın azaltmadığı ve tanrının çoğaltmadığı insanlar, suçun azaltmadığı ve merhametin çoğaltmadığı insanlar, suyun boğmadığı ama geminin de kurtaramadığı insanlar...
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
kendimi bağışlayamadığım için yalnızım dediğimizde o halde seni de ben bağışlarım diyen birini mi arıyoruz hayatımız boyunca, bulamayınca da onun sadece tanrı olabileceğini düşünüp iman mı ediyoruz,
en sakin inek bile ürkünce ipini koparır, böylece ipin aslında ineği hiçbir zaman tutmadığını anlar sahibi, inek ipe eşlik etmektedir sadece, bana da zemine çarpmadan önce düşmenin kendisi eşlik ediyor, birlikte terbiye oluyoruz,
insana ulaşmak, onun buz tutmuş gönlünü ısıtmaya çalışmak gerçekten büyük bir çaba ister, özellikle bu çağda, birbirimize bu kadar yakın olup da ruhlarımız arasında çığların düştüğü, kar fırtınalarının koptuğu, buz kandillerinin tepemizde sallandığı bu çağda, önce yolculuğa çıkmak ve yolu unutacak kadar diğer insanı aramak,
kendine mecburiyet biraz da budur, kimsesizliktir, aynı yöne baktığınız insanların yokluğudur, benim birini kaybetmem bu açıdan yöneldiğime yönelmiş birini kaybetmem demektir, yoksa ölen birini değil,