...ancak kendi taşıdığı boşluğu getiren bir insana, yani insanların çoğuna rastgeldiniz mi "Siz daha ağzınızı açmadan ben ne söyleyebileceğinizi biliyorum!" Diyerek kaçmak arzusu duyuyorsunuz.
Aynı gün içinde saatten saate değişiriz. Kaygısız bir çocuk, hırslı bir genç, uslanmış bir yaşlı adam, ve biçare bir ihtiyar olabiliriz. Aynı yirmi dört saat içinde yalnız kalmaya susar, başkalarıyla görüşmeye acıkırız. Mevsimlere göre değişen tabiat kadar hislerimize göre de yüzümüz değişir, biz değişiriz.
"Aşkın humması olmayınca da vuslatın manası nedir?" Diyordum. Daha diyordum ki: "Aşkın humması olmayınca bütün vuslatlar ancak birer hayaletten ibaret değil midir?" Ve daha diyordum ki: "Ellerimize geçen nimetler böyle çok kere bizim artık layık olmadıklarımızdır!"