Cengiz Aytmatov’un kaleminden çıkan Beyaz Gemi, modern dünyanın sertliği karşısında ezilen çocuk ruhunun en çarpıcı anlatılarından biridir. Kısacık bir roman gibi görünür; ama içine girince insanı uzun süre bırakmayan bir iç sızı taşır. Bu eser, bir çocuğun hayal gücü ile yetişkinlerin acımasız gerçekliği arasındaki uçurumu anlatır.
Roman, Kırgız bozkırında, Issık Göl civarında yaşayan isimsiz bir çocuğun gözünden anlatılır. Anne ve babası tarafından terk edilmiş olan bu çocuk, dedesi Mümin Dede ile birlikte yaşar. Hayatındaki en büyük teselli, uzakta gölde gördüğü beyaz gemidir. Çocuk, o gemide babasının yaşadığına inanır ve bir gün ona kavuşma hayali kurar.
Ancak roman yalnızca bir çocuğun hayali değildir. Aynı zamanda yetişkin dünyasının yozlaşmış yüzünü gösterir. Orozkul karakteri üzerinden güç, otorite ve merhametsizlik eleştirilir. Masallarla büyüyen bir çocuğun, çıkar ilişkileriyle kirlenmiş bir dünyada tutunma çabası trajik bir sona doğru ilerler.