Hal i Seyran

Hal i Seyran
@Muarefe
Bir Yüzün Diyorum
Yüzün diyorum bir bir bir bir, Yüzün diyorum iyi bir gün başlıyor. Çoktan durmuş gibi bir şeyler orda. Saatler durmuş, sesler durmuş, savaşlar durmuş. Ne geç kalma telaşı işçi duraklarında kadınların, Ne bir köpek havlaması sokaklarda, Ne de ölü bir çocuk sokulmuş fotoğraflara. Uyanmayı beklemiş sanki bir dağ yüzyıl boyunca, Boynunla saçların arasında. Yüzün bu âlemmiş de sanki Davud sana gelmiş, Musa sana, İsa sana. Salmışsın kendini bir hamağa yatar gibi maviyede. Gökyüzü sanki senden esinlenmiş, Zebur senden, Tevrat senden, İncil senden. Binlerce renge doğru koşmuş yüzün, Bilinmez renklere, çizilmez renklere. Yüzün adsız bir mevsimi kiralamış, Ne zemheriler gibi soğuk, Ne kavurgan yazlar gibi sıcak. Bir bulut kaçmış da göğünden, Sanki yüzüne konmuş. Yüzün, koca bir dünyayı Islatacak, ıslatacak, ıslatacak. İnsan ölmek için yaratıldı korkuya inanma, Ateşe inanma, suya, havaya inanma, Aşk bile ölüyor aşka inanma. Bir ceket al üstüne,
Reklam
Her şeyin biraz kıyısındayken yaşamın bizzat kendisi olmanın şahitliği...
SİZ AŞK'TAN N 'ANLARSINIZ BAYIM ?
Çok şey öğrendim geçen üç yıl boyunca Alt katında uyumayı bir ranzanın Üst katında çocukluğum... Kâğıttan gemiler yaptım kalbimden Ki hiçbiri karşıya ulaşmazdı. Aşk diyorsunuz, limanı olanın aşkı olmaz ki bayım! Allah'la samimi oldum geçen üç yıl boyunca Havı dökülmüş yerlerine yüzümün Büyük bir aşk yamadım Hayır Yüzüme nur inmedi, yüzüm nura indi bayım Gözyaşlarım bitse tesbih tanelerim vardı Tesbih tanelerim bitse gözyaşlarım... Saydım, insanın doksan dokuz tane yalnızlığı vardı. Aşk diyorsunuz ya Ben istemenin Allahını bilirim bayım! Çok şey öğrendim geçen üç yıl boyunca Balkona yorgun çamaşırlar asmay Ki uçlarından çile damlardı. Güneşte nane kurutmayı Ben acılarımın başını evcimen telaşlarla okşadım bayım. Bir pardösüm bile oldu içinde kaybolduğum. İnsan kaybolmayı ister mi? Ben işte istedim bayım. Uzaklara gittim Uzaklar sana gelmez, sen uzaklara gidersin