Bağımlılık hissi oluşturun. Tanrısallığı yaratan güzelleştirmek değil, tapınmaktır. Bilge adam kendisine teşekkür edilmesinden ziyade ihtiyaç duyulmasını yeğler. Başkalarını umudun eşiğinde tutmak diplomatça, size minnet duyacaklarına güvenmek acemicedir; umudun iyi, minnetinse kötü bir hafızası vardır. Bağımlılık yaratan, nezaket gösterenden daha kazançlıdır. Susuzluğunu gideren, kuyuya arkasını döner; sıkılmış portakal altın tabaktan çöp kutusuna gider. Bağımlılık ortadan kalkınca, saygının yanı sıra kibar tavırlar da kaybolur. Tecrübenin temel derslerinden biri şu olmalıdır: Umudu canlı tut ama bekleneni verme; tahtta oturan haminiz bile size ihtiyaç duymaya devam etmelidir. Ama hata yapma endişesiyle sessizlikte aşırıya kaçmayın, kendi çıkarınız için başkasının başarısızlığına izin vermeyin.
Meseleleri bir süre askıda bırakın. Yeniliğin yarattığı hayranlık, başarılarınızın da değerini arttırır. Kartlarınızı açık oynamak hem yararsız hem de yavandır. Kendinizi hemen ifşa etmezseniz beklenti uyandırırsınız, özellikle de mevkiinizin önemi çoğunluğun ilgisini çekiyorsa. Her şeye biraz gizem katın; gizem saygı uyandırır. Açıklama yaparken çok net olmayın, sıradan konuşmalarda en gizli düşüncelerinizi sergilemeyin. İhtiyatlı suskunluk dünyevi bilgelikler arasında en kutsalıdır. Açığa vurulan bir karar asla beğeni toplamaz, sadece eleştiriye yer bırakır. Hele de başarısızlıkla sonuçlanırsa, talihsizlik ikiye katlanır. İnsanların sizi merakla takip etmesini sağlarsanız, ilahi yoldan gidiyorsunuz demektir.
Karakter ve idrak, kapasitemizin iki kutbudur; biri eksikse mutluluğumuz yarım kalır. İdrak yetmez, karakter de gerekir. Öte yandan kendine uygun bir mevki, iş, muhit ve arkadaş çevresi edinememek ancak aptalların talihsizliğidir.
İlerlemenin işaretleri: Kimseyi kınamaz, kimseyi övmez, kimseyi suçlamaz, kimsede kabahat bulmaz, önemli biriymiş ya da bir şey biliyormuş gibi kendinden bahsetmez. Kendisine zorluk çıkarıldığında ya da engellendiğinde kendini sorumlu tutar. Kendisini övene tebessümle bakar, kınandığında kendisini savunmaz. Tam iyileşmemiş bir hasta gibi hareket eder, tedavinin bir aşamasını sekteye uğratmamaya çalışır. Bütün arzularından kurtulmuş, kendine bağlı olup da doğaya aykırı olan şeylerden yüz çevirmiştir. Aptal ya da cahil görünmeyi umursamaz. Sözün özü, kendini tetikte bekleyen bir düşmana karşıymış gibi kendine karşı korur.