“Bak, mutsuz olduğum günler yapayalnız yürüyordum. Ben senin yokluğuna ağlarken neredeydin Tanrım?”
Ses şöyle cevap verdi: ‘Gördüğün o tek ayak izi bana ait. Kör ve terk edilmiş bir şekilde yürüdüğünü zannettiğin o günlerde ben hep senin yolunun üstündeydim. Sen benim yokluğuma ağlarken ben seni sırtımda taşıyordum.’
Bütün değerler sisteminiz mal varlığınız üzerine kurulu. Karşılık beklemeden vermeyi bilmiyorsunuz. Daha da kötüsü, hayat şartlarınızla kişiliğinizi birbirine karıştırıyorsunuz! Kendinizi unvanınızla, oturduğunuz mahalleyle, sahip olduğunuz mallarla, kökeninizle, isminizle, işinizle ilişkilerinizle bir tutuyor ve yalnız onlar aracılığıyla var oluyorsunuz. Kimsenin sizi olduğunuz gibi, sadece bir insan olarak sevilebileceğini bilmiyorsunuz..