Birçok kişi, topluma ayak uydurma gereksiniminin farkına bile varmaz. Bunlar, kendi özgür düşüncelerini ve eğilimlerini gerçekleştirdikleri, bireyci oldukları ve düşüncelerine kendi başlarına düşünerek ulaştıkları ve çoğunluğun düşünceleriyle kendi düşüncelerinin aynı olmasının tamamen bir rastlantı olduğu düşüyle yaşarlar.
Kitaba da ismini veren bu ilk hikâyeyi @Tülay KÖK hocamın da tülbentiyle süzdükten sonra kendi dilimce anlatmaya çalışmak istiyorum.
"*Kadın adamdan daha korkunçtu, ağzından ölüm havası
Fiziki yapısı veya karakteriyle örtüşen isimlere "ismiyle müsemma" diyen eskiler; bununla birlikte, "İsimle müsemma arasında mutabakat aransaydı iğneye diken, dikene batan, kazmaya kazan, kazana kızan demek lazım gelirdi" derler. Her şey ismiyle müsemma mıdır, biz de düşünelim.