Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Zaten bu Osmanlı hanedanı Dostoyevski'nin Karamazof ailesine benzer: İçlerinde dâhisi var, budalası var; sarhoşu, delisi var; katili, bestekârı, şairi var; ne arasan var.
Şair Raif, "O'na ne zamana kadar katlanacağız? Ne zamana kadar? Hangi günahımızın cezasını çekiyoruz?" diyordu. Raif Abdülhamit'in adını ağzına almazdı, Abdülhamit "O" idi.
Osmanlı-Rus harbi başlıyor. Bundan dokuz gün sonra da Sultan Hamit Şeyhülislam kapısının fetvasıyla gazi oluyor: Moskof'tan kutu kadar küçük Sohum Kalesi alındığı için saray imamı Ayasoyfa Cami'inde "Elgazi İbnülgazi Abdülhamit!" diye haykırıyor. O, Istanbul'da gazi olurken Moskof çarı cebinden yere düşmüş bir ipekli mendil gibi Ardahan'ı alıyor; Moskof ordusu Tuna'yı haritadaki çizgiden atlar gibi telefatsız geçiyor.