"Belki de kırılmıştır kalbim. Bildiğimiz anlamda kırık bir kalp değil, sadece ortadan ikiye çatlamış bir kalp de değil. Şömine tadından alınıp, sert bir el tarafından sökülerek parçalarına ayrılan, sonra da paramparça bir halde yere bırakılan bir saat gibi. Bir daha çalışamayacak kadar parçalanmış bir saat..."
Açıkçası bu cümleyle kitabı almaya karar verdim..Daha önce de yazara ait bir kaç kitabı okumuştum ancak Sarah Jio seven biri olarak ona benzemeye çalışan özgün olamayan yazarları okuyamıyorum..Gelgelelim bu kitaba, genel olarak güzeldi ..Özele inecek olursak ve doğruyu söylemek gerekirse bana göre kitap biraz okunma kaygısıyla yazılmış fazlasıyla betimlemeler içeriyor ve okuyucuyu o noktada sıkabiliyor..Aynı yerde yaşanan iki ayrı hikayeye yer vermiş olması sizi iki olay arasında bir bağ kurup gizem çözmeye yönlendirse de kitabın sonuna geldiğinizde aslında birbirinden bağımsız iki hikaye okuduğunuzu ve boşuna bir çaba gösterdiğinizi fark ediyorsunuz - tabi biraz geç kalmış olarak-
Bütün bunlara rağmen kitabın öğretici yanı da yok değil..."Geçmişte yapılan hataların telafisi yoktur" gibi.
Bir de çok karamsar olanlar için söylenmiş güzel bir söz var kitabın kapağında onu da eklemeden geçmeyeyim şimdi " Bilemeyiz, belki de karanlıklardır bizi ışığa kavuşturan ve o ışığa tutunmamızı sağlayan"diyor.
Kısaca çok güzel olmasa da güzel bir kitaptı..İyi okumalar dilerim..