Bizler gidip fabrikalarda çalışmıyoruz. Ancak bu arada anlıyoruz ki, bugünkü çalışma düzeni insanın düşünce özgürlüğünü almıyor, fakat düşünmek için zaman da bırakmıyor. İnsanlar fabrikalardaki bant sistemine tutsak edilmek suretiyle düşünmek yerine itaat etmek zorunda kalıyor.
Adam Lala'nın sözünü kesti:
- Fakat sizi anlamak isteyen bazı insanlar da, dış görünüşünüzden ötürü size yaklaşamıyorlar.
Lala gülerek:
- O zaman bizimle, ya karanlıkta ya da hamamda konuşsunlar, dedi.
Demek ki kusur, bizim kirli ve eski giysilerimizde değil, insanların koşullandırılmış davranışlarındadır. Sonra bir sorun daha var; bizler, giysilerimizle değil, bilgilerimizle övünürüz. Siz bir burjuva kızının üzerindeki güzel giysilerini attığınız zaman, onun ne kadar boş olduğunu anlarsınız.
Pehlivan Rüstem sarhoş olmuştu... <Medeniyet sarhoşu...> Böylece o da, ötekileri izlemeyi bir hüner saydı. Kıraç tarlasını, yan yatmış sabanını unutuverdi.