mög

Bengi Dönüş, bu iki olumlamanın tekrarının sürekli bir döngü içinde açıldıkça açılması, mevcudiyetlerin titreşiminin döngüsel dönüşümüdür. Yürüyen manzaranın hareketsizliği karşısındaki hareketsizliği... sonsuz değiştokuş döngüselliğinin doğmasını sağlayan bu müşterek mevcudiyetinin yoğunluğudur; Ben her zaman buradaydım, yarın da bu manzarayı seyrediyor olacağım.
Sayfa 30 - Nietzsche <3·Kitabı okuyor
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Nietzsche'de hava çok daha zinde, bilhassa keskin ve berraktır. Düşün zehir gibidir, beden hem uyanıktır hem de tir tir titrer. Dolayısıyla akla uyuşuk uyuşuk üşüşen anılar yerine, muhakeme söz konusudur: teşhisler, keşifler, ara cümleler, hükümler.
Sayfa 26 - Nietzsche·Kitabı okuyor
Müzik eserini dinlerken ritme ayak ritme uymak, zıplamak istiyorsa bu iyiye işarettir. Müzik hafifliğe davettir. Bu açıdan Wagner'in müziği ayağı bunalıma sokar; ayak paniğe kapılır, ne yapacağını şaşırır. Daha da fenası bitkinleşir, sürüklenmeye, bir o yana bir bu yana dönmeye başlar ve öfkelenir.
Sayfa 26 - Nietzsche·Kitabı okuyor
Yazarın bedenini getirin aklınıza: ellerini, ayaklarını, omuzlarını, bacaklarını. Kitapları fizyolojinin ifadesi olarak düşünün. Pek çok kitapta oturup kalmış, kamburlaşmış, iki büklüm olmuş, masanın üstüne büzülmüş bedenin varlığını hissedebilirsiniz. Yürüyen bir beden kıvrımsızdır, yay gibi gergindir; güneşe maruz çiçek gibi, çıplak gövdesi, gergin bacakları, ince kollarıyla maruzdur engin boşluğa.
Sayfa 24·Kitabı okuyor
Bazı kitaplarsa ferah havayı solur; dışarının zindeleştiren havasını, ulu dağların rüzgarını, göğe uzanan sarp kayalıkların zangırdatan buz gibi soluğunu ya da çamların arasından geçen Güney yollarının taze ve serin sabah esintisini. Bu kitaplar nefes alır. Mağrur, ölü bir bilgeliğe bulanıp ağırlaşmamışlardır.
Sayfa 19·Kitabı okuyor