17 Ocak 2000’de İstanbul Beykoz da yapılan operasyonda Hizbullah cemaatinin kurucu rehberi Hüseyin Velioğlu’nun şehid edilmesiyle birlikte Kemalist rejim, yıllardır Hizbullah’a karşı verdiği gizli ve kirli savaşı resmileştirmiş ve İslam’a olan düşmanlığını tüm yönleriyle ortaya koyarak zulüm ve kan üzerine kurulduğunu açıkça ortaya koymuştur.
Rejim güçleri 17 Ocak süreciyle birlikte kanun ve hukuk tanımadan Hizbullah’tan hareketle İslami değerleri yok etmek için tüm güçleriyle ve her türlü çirkefliği sergileyerek binlerce Müslümanı gözaltından ve işkenceden geçirmiş ve bir o kadarını da yıllarca zindanlarda tutmuştur. Yargısız infazların yapıldığı, insanların kendisini savunmasının dahi mümkün olmadığı ve müminlerin aylarca gözaltında tutulduğu bir dönemde kamuoyu yanıltılmış, öyle ki İslami bilinen çevreler dahi Kemalist rejimin psikolojik savaş taktiklerine kanmış ve yapılan zulümlere şaşkın bir şekilde alet olarak göz yummuştur. Rejim güçlerini bu derece pervasızlaştıracak ortamın oluşmasının nedenlerini, Rehber Hüseyin Velioğlu’nun şehid edilmesiyle alenileşen ve yoğunlaşan zulüm ve iftira kampanyalarını ve o süreci her yönleriyle ortaya çıkarmak gerekir ki Kemalist rejimin çirkin yüzü görünmekle birlikte, istediği zaman istediği şekilde toplumu kandırmasın, yeniden benzer zulümlere imza atmasınlar.
Operasyon sürecine ve yaşananlara geçmeden önce tarih boyunca tevhid mücadelesi, müminlerin yükümlülükleri, Kemalist rejimin kuruluşundan bugüne kadar İslam’a ve Müslümanlara olan düşmanlığı, İslami hareketlerin ve Müslüman kitlelerin buna karşı duruşları ve Hizbullah cemaatinin ortaya çıkış sürecini ele almamız gerekir ki konu bütünlüğü sağlanabilsin ve 17 Ocak süreciyle yaşanan zulüm net olarak ortaya konabilsin. Tevhid Mücadelesi İlk İnsanla Başlamış ve