Sykwalker

Ölümlülerin, acıları ve kalbimin sığınağı, ebediyen biricik olan dünya, yok artık ;tabiat kollarını kavuşturuyor ve ben, bir yabancı gibi onun önünde duruyorum ve onu anlamıyorum.
Reklam
Her şeyle bir olmak, tabiat alemine mutlu bir bensizlikle dönmek, işte bu, tanrı olmanın hayatı, insanın cennetidir.
Bütün varlığım susuyor ve havanın nazik dalgası göğsümde oynaşınca kulak kabartıyor. Uçsuz bucaksız mavilikte kaybolup çoğu zaman yukarıdaki kutsal denizin maviliğine bakarken kendimi kaybediyorum, sanki yalnızlığın acısı, tanrısallığın hayatına açılıyormuş gibi oluyorum.
Ey mutlu tabiat! Güzelliğinin karşısında gözlerimi yukarı kaldırdığımda bana neler oluyor, bilmiyorum. Ama tanrının bütün sevinci, sevilenlerin sevgilisinin önünde döktüğüm yaşlardadır.
Ama sen, gökyüzünün güneşi, henüz parıldıyorsun! Sen kutsal toprak, henüz yeşeriyorsun! Nehirler henüz denize coşkuyla akıyor ve gölgeli ağaçlar öğle vakti hışırdıyor. İlkbaharın şen türküleri ölümlü düşüncelerime ninni oluyor. Bütün canlı dünya benim zavallı varlığımı sarhoşlukla besleyip doyuruyor.
Reklam