Sykwalker

Sanki görüyor gibiyim, ama sonra tekrar ürküyorum, gördüğüm şey ben kendimim ;sanki onu, dünyanın ruhunu hissediyorum, bir dostun sıcak eli gibi, ama uyanıyorum ve diyorum ki sen kendi parmaklarını tuttun
Reklam
İnsan, gençliğinde hedefini nasıl da öyle yakın sanır! Bu, tabiatın bizim varlığımızın zayıflığına omuz verdiği bütün kandırmaların en güzelidir.
Ama uyanma vakti de güzeldir, yeter ki vaktinden önce uyandırılmayalım.
Onda (çocuk) barış vardır ;henüz kendisiyle çelişkiye düşmemiştir. Zenginlik onun içindedir ;kalbini tanır, hayatın zavallılığını tanımaz. Ölümsüzdür, çünkü ölüm hakkında hiçbir şey bilmez. Ama insanlar işte bunu kaldıramazlar. O tanrısal varlık kendilerinden biri gibi olmak, kendileri tabiat cennetinden kovulmadan önce nasıl idiyseler öyle olmak zorundadır ;insanlar onu kendileri gibi alınteriyle kendini bitirsin diye böylece şımartıp dışarı sürüklerler, bedduanın alanına.
Evet! Çocuk, insanların bukalemun rengine bürünmediği sürece tanrısal bir varlıktır. O, nasılsa tamamen odur ve işte bu nedenle güzeldir. Yasaların ve kaderin zorlaması ona dokunmaz ;çocukta özgürlük tek başınadır.
Reklam