Sabahın oğluydum, balığın oğluydum, ağacın oğluydum. İnsanoğlunun din öncesi zamanından başlayarak bütün dinler içimde sürüp gidiyor. Burada, folsom'daki şapelde bir pazar günü papaz Tanrı'ya kendi modern usulünce yakarırken biliyorum ki papazın içinde halen sabahın, balığın ve ağacın duaları hüküm sürüyor ; ya öyle, aynı zamanda da astarte' nin ve de gecenin tüm duaları.
Ben tümüyle geçmişimden ibaretim. Geçmiş benliklerimin hepsinin sesleri, yanıkları, telkinleri içimde. Her tür eylem biçimim, tutkumun ateşi, düşünce titreşimlerim, içimde benden önce var olan ve beni oluşturan öteki benliklerimin uçsuz bucaksız yelpazesi tarafından gölgelenip biçimlendiriliyor, gıdım gıdım gölgelenip biçimlendiriliyor.
İbadeti açılacak, ama aynı zamanda da kapatılacak bir pencere olarak gören kişi, pencereleri şafaktan şafağa uzanan ruh evine daha uğramamış demektir. Günlük yaşamınız tapınağınız ve dininizdir. Oraya her girdiğinizde varınızı yoğunuzu alın yanınıza