Uykusuz gözlerle sadece kelimelerin peşinden koştuk.
Onlar ise kitap yazdık sandılar...
Muhammed Dönmez / Okur - Yazar
Yıldızlar sana neyi hatırlatıyor?
Bir baba tanırdım; yüze gülmez, sert bir adamdı, ama kızının önünde diz çöker, ellerini ayaklarını öper, seyre doyamazdı. Kızı baloda dans ederken adamcağız beş saat aynı yerde gözlerini ona dikip hayran hayran seyrederdi. Kızının sevgisiyle aklını bozmuştu. Kızı eğlenceden sonra yorgun düşer uyur; babası uyanarak gider, mışıl mışıl uyuyan yavrusunu öpüp koklar, onu kutsardı. Kendisi yağlı elbiseyle gezer, kimseye zırnık koklatmazdı, fakat son parasını bile kızına harcar, pahalı hediyeler alırdı; beğendirince de sevincinden deli olurdu. Babalar, kızlarına daima annelerden daha düşkün olur. Bazıları kızlarını evlerinde prensesler gibi yaşatırlar! Zannederim, kızım olsa kocaya vermezdim...
- Fyodor Dostoyevski
En basit, en göze çarpan gerçekleri, şaşılacak bir aptallıkla karşılıyorlardı; o yaştan beri sadece kuvvete, başarıya tapmaya alışmışlardı...
- Fyodor Dostoyevski
Tanrı aşkına, şu gına getirdiğim: "Sen hayaller kurarken, onlar artık gerçek hayatı anlamışlardı..." gibi beylik lafları önüme sürmeyin!
Onların gerçek hayattan filan anladığı yoktu ve yemin ederim beni en çok kızdıran da buydu...
- Fyodor Dostoyevski
Benim sık görmediğim, ama değişmeyen birkaç misafir daha olurdu. Vergilerden, senato toplantılarından, maaştan, terfilerden, ekselanstan ve göze girmek sanatından konuşuluyordu...
- Fyodor Dostoyevski