Uykusuz gözlerle sadece kelimelerin peşinden koştuk.
Onlar ise kitap yazdık sandılar...
Muhammed Dönmez / Okur - Yazar
Yıldızlar sana neyi hatırlatıyor?
Mezarı yaş, mavimtırak balçıkla üstünkörü örttükten sonra doğru meyhaneye koşarlar...
O andan itibaren yeryüzüyle ilişiğin kalmaz. Başkalarının mezarlarını çocukları, babaları, kocaları ziyaret eder, ama senin ne ağlayanın, ne yas tutanın, ne ayinler yapanın olur; dünyada tek bir canlı ziyaretine gelmez ve adın, hiç dünyaya gelmemişsin gibi, yeryüzünden silinip gider!..
- Fyodor Dostoyevski
- Adam sen de, böylesi de iyi!
– İyi olur mu, baksana yan dönmüş! O da can taşımıyor muydu be?
- Neyse, haydi dök toprağı!
İşte şu diyalogda olduğu gibi, senin için uzun boylu bir tartışmayı bile çok görürler!..
- Fyodor Dostoyevski
Ölürken artık işe yaramaz hale geldiğin için hepsi senden uzaklaşır, sana sırt çevirir. Hatta boşuna yer tuttuğun, bir an önce ölmediğin için sitem bile ederler! Susadığın zaman suyunu bile küfürle getirirler...
- Fyodor Dostoyevski
Bu çamura bulanmış mahlûkların hakareti de dünyanın en adi, en iğrenç hakaretidir. Sağlığını, gençliğini, güzelliğini, ümitlerini, sahip olduğun her şeyi, körü körüne bir sadakatle buraya verecek, yirmi iki yaşında 'otuz beş' gibi görüneceksin...
- Fyodor Dostoyevski