"Yaşamımız denen garip gerçek, bir yandan bir şeyler yapma zorunluluğu, öte yandan ne yapmamız gerektiğini kararlaştırma zorunluluğudur. Dolayısıyla, yazgıyla özgürlüğün karmaşasıdır."
Yaşam bilmecesinin çözümsüz olduğunu, yitiklik duygusunun onulmazlığını açık seçik görmek bile kendi yazgımıza egemen olmak, kendimizi gerçeğin orta yerinde duymaktır.
Kur'an kadar erken dönemde yazıya geçirilmiş, Kur'an kadar erken yazmaları olan, Kur'an ezberleyeni kadar ezberleyeni olan, birbiri ile kanlı bıçaklı grupların bile üzerinde ittifak ettikleri başka bir tarihî metin önümüze konulsun belki sonrasında tartışırız.
Sözlü kültür, modern tarih okuma algımız açısından problemli olmasına rağmen tarihî kaynak olarak kullanılırken Kur'an ve hadis metinlerinin veri kaynağı olarak kabul edilmemesi, çok ciddi bir tutarsızlık olacaktır.