...Sahtekarlığın dini, imanı yoktur. Benim adımı da 'kuşkaldıran' a çıkarttı bu millet. Hangi avcısına köpeklik yaptım?... Avcıya av gösteren, avın yerini arayıp bulan av köpeklerine kuşkaldıran denir.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Hacimsiz denecek bir roman... Abbas Sayar'ın bizzat yaşadıklarından hareketle oluşturduğu, 1950'li yılların Anadolusunu, Yozgat'ın "Zağcıoğlu" köyü özelinde anlatan eser, tazeliğini kaybetmemiş- bu gidişle de hiç kaybedeceğe benzemiyor- siyasî bir hiciv örneği olarak değerlendirilebilir. Köylü seçmen davranışı, politikacıların seçmene bakışının yanında seçmenin politikacılardan umdukları ve daha bir sürü şey romanda ustalıkla verilmiştir. Öncelikle romanın dil ve üslubuyla ilgili dikkati şey, karakterlerin kendi dilleriyle konuşturulmasıdır. Bu durum eserin sahiciliğini artırmıştır. Eser,bu özelliğinin yanı sıra, alttan alta yapılan ince ve nokta atışı eleştirilerle de ilginçtir. Roman boyunca köylü hep umut eden tarafken siyasiler ise bu umutları belli bir zaman - seçim süreci- dahilinde diri tutmaya çalışan tipler olarak gösterilir. Köyün dış dünya ile pek fazla bağlantısı yoktur. Arada sırada muhtar ve avaneleri şehre iner ve onları olaylardan haberdar eder. Ama seçim vakti yaklaşınca köye siyasi figürler gelmeye başlar. Köylüler siyasîleri dinler, onlardan bir müjde umar. Tabii siyasiler köylülerin her isteğine eyvallah derler; ama bu sözler sonraları unutulup gider. Çünkü köyde her şey lükstür. Mesela, siyasilerin akide şekeri ile köye gelmesi ve köylünün bu şekerden almak için verdiği mücadele bir hayli tuhaftır. Velhasılı kelam Abbas Sayar romanda hem nalına hem mıhına vurmuştur. Hem siyasîleri alaya almış hem de köylünün ibtidai oy verme davranışını gözler önüne sermiştir. Bence romanın asıl sorusu şudur: "Kim suçlu?" Köylüyü seçimden seçime hatırlayan siyasîler mi? Yoksa tercih yapmak durumunda olan köylüler mi?
Sakın:" Üstümüze aldığımız bir vazifeyi yapmadık... Bir evin yıkılmasına, bir insanın yuvarlanmasına sebep olduk!" diye kendini üzme. Zaten böyle evlerin ev denecek nesi var ki? Hasılı, insan olmaya çalışmak sana da bana da zarardan başka bir şey getirmedi. Bakalım, biraz da hayvanlığı tecrübe edelim!...