Adı:
Değirmen
Baskı tarihi:
Ocak 1998
Sayfa sayısı:
144
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751001825
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İnkılâp Kitabevi
Değirmen, Reşat Nuri Güntekin'in kısa romanlarıdan biri.

Bir kasabada yaşanan acı tatlı olaylar, kasabanın ileri gelenlerinin ruh dünyası, Sarıpınar'daki depremin açtığı yaralar ile çıkarcı, entrikacı tiplerin acımasız davranışları, ibret verici bir biçimde başarıyla işleniyor. Toplumun gerçekleriyle bir kez daha yüzyüze gelerek irkiliyorsunuz. Çarpıcı bir roman.
Acaba değirmenin suyu nereden geliyor sorusunun cevabı.
Reşat Nuri Güntekin'e güzel, akıcı vs. gibi şeyler yazmak klişe olur. Ancak bu kitabın konusunu biraz ütopik buldum. Spoiler vermek gerekirse olayın kahramanı olan kaymakam; sazlı, sözlü, dansözlü bir eğlencede iken bir işgüzarin deprem oluyor diye bağırarak paniğe yol açar ve itiş kakış sırasında kaymakam ve orada bulunanların çoğu hafiften yaralanır.
Bir gazeteci bu haberi biraz abartarak merkeze telgraf çeker. Bu haberin yankıları çok büyür ve dış basında bile yer alır. Yardımlar çığ gibi büyür. Hal böyle olunca bu durum biraz daha abartılır ama sonunda Şehzade bizzat ilçeyi ve kaymakamı Ziyaret edeceğini bildirince yalanları ortaya çıkmasın diye acaba ne yapacaklar.
Tabii ki dili günümüze göre daha ağır kelimeler eski tarihlerden ama anlaşılır, arada anlamadığınız birkaç kelimeyi de olayın akışına göre değerlendirebiliyorsunuz.

Sarıpınar'da bir deprem, aslında olup olmadığı bile tam anlaşılmayan küçücük bir deprem ama gelin görün ki kaymakamın başına ne işler açıyor. Çünkü gazetelerde yer alan bu haber yüzünden valilikten tutun da dış devletlere kadar yardım yağıyor, ama yardımı harcayacakları yıkıntı yok. Resmi makama ait olan bu parayı kendi ihtiyaçları için de kullanamıyorlar haliyle.
Sonra ne mi oluyor, geçmiş olsun gidelim hasar çok mu bakalım yardımlarımızı artıralım diyorlar fakat gelin görün ki üst üste duran iki taş bile yerinden kımıldamamış, sadece köyün kendi viraneliğinden, eskiliğinden kaynaklanan yapım onarım gerektiren şeyler var...
Yaralısı, ölüsü olmayan bu depremin yarattığı hengamenin altından Halil Hilmi Efendi sağ salim çıkabilecekler mi dersiniz?

İyi okumalar dilerim.
olay osmanlı'nın son döneminde Sarıpınar isimli bir anadolu kasabasında geçiyor.kasabanın ileri gelenlerinin katıldığı bir eğlence sırasında meydana gelen zelzele'nin(?) hem ülkede ki hemde dünya daki yankılarını konu alıyor.ve tabii ki esas itibariyle Sarıpınar'daki trajik-komik olaylar anlatılıyor.Reşat Nuri Güntekin'in mutlaka okunması gereken eserlerinden biri diye düşünüyorum.
Okumaya daha yeni başlamışken hediye gelen ve bir çırpıda okuduğum bir kitap. Çocuk aklımla uzun süre etkisinde kalmıştım. Değerlerimizi hatırlamak için bir kez daha okunabilir.
Oldukça güzel bir roman daha. Sarıpınar adında bir kasabada kaymakam Halil Hilmi efendi bir gece eğlencesindeyken ufak bir zelzele olur. Bir kaç binada hasar vardır ve kaymakam yaralanmıştır. Etrafı tetkik ederken durum ile ilgili merkeze bilgi verilmediğinden depremi basın olduğundan daha fazla gösterir ve yardım yağmaya başlar. Bu arada sırasıyla mutasarrıf ve vali de durumu kontrole gelir. İş artık uluslararası bir seviyededir ve kasaba da hiç deprem görmüş gibi değildir. Şehzade ziyarete gelene kadar ne yapılacaktır? Çözümü köyün mühendisi deli Kazım bulur ve kaymakam kovulmayı beklerken çok farklı bir muamele ile karşılaşır. Keyifle okunan bir roman.
Reşat Nuri Güntekin'in kısa hikayelerinden biri.Olay kısa bir zaman diliminde geçiyor.Sarıpınar daki zelzelenin ardından meydana gelen olaylar anlatılmış.Fazla güzel bulmasamda okuduğuma fazla pişman sayılmam.Ama bi Acımak Damga seviyesinde de değildi fikrimce.
Yanlis hatirlamiyorsam Sener Sen in basrolde oynadigi Zelzele filmi konusunu bu kitaptan almaktidir. Kitabi okuyup soyle bir düşününce bürokrasinin degisen dunya ve hukumetlerle birlikte kendi varligini ve insanlarin zihninde uyandirdigi algisini degistirmedigini goruyoruz. Okunmalı...
Düşük şiddetli bir deprem çeşitli uydurmalarla Osmanlı Devleti'nin ve hatta dünyanın gündemine yerleşiyor. Yardımların ardı arkası kesilmezken, olaylar kontrolden çıkıyor. Kasabanın ileri gelenlerine, çıkarcı ve entrikacı devlet adamlarına da alttan alttan dokundurulmuş. Keskin bir mizah anlayışıyla yazılmış, ağır diline rağmen kısa zaman da okuyabileceğiniz sürükleyici bir roman
"Vicdan azabı dedikleri şey ancak bir hafta sürer. "
İçerisinde öykülerin yer aldığı bir kitap. Sıcak ve içsel bir dil ile okuyucuya sunulmuş. Zevkle okunanlar listesinde yer alır.
Değişen pek de bir şey yok!.. Aynı tas, aynı hamam. Aynı Değirmen, aynı bulanık su... Düzenin, yukarısı da aynı, aşağısı da...Ve tabi en aşağıda (hâli hatırı sorulması için ancak bir felâket yaşaması, yahut da bir felâket uydurulması şart olan) halk kısmısı var...
Reşat Nuri Gültekin' in biraz sıkılarak okuduğum kitabıdır kendisi. Bir zelzele ile bir köyde gelişen ilginç olaylar ve yetkililerin bir bakıma girdikleri sıkıntılar işleniyor. İlginç bir sonla bitiyor.
Sarıpınar da kaymakam olarak görev almaktadır Halil Hilmi Efendi. Bir gece bağ evinde düzenlenen eğlenceye kendiside çağrılmıştır gecenin ilerleyen zamanlarında zelzele meydana gelmiştir .İşin aslı Bulgar kızı Nadya/Naciye yüzünden kavga çıkmış bağ evindeki adamlar birbirine girmiştir ve gerçeği söyleyemediklerinden zelzele meydana geldiğini söylemişlerdir. Konunun jandarma Komutanı vasıtasıyla üst makamlara ve bununla birlikte gazeteye haber verilmesiyle olayın durumunu ve sonrasıda nasıl geliştiğinin anlatıldığı muazzam bir kitabı daha bitirmiş oldum

Sayfa bakımından kitap çabuk biter gibi görünse de eski Türkçe kelime sıklığı fazla olduğundan uzerine biraz fazla düşmeniz gerekiyor .Hayatınız da zaten muhakkak edebiyatımız köklü tarihi olan yazarlarımızın kitaplarından muhakkak bir kitabı da dahi olsa okumak lazım .
"Sarıpınar kazası parmak kadar çocuğa bakmaktan aciz mi? Her Müslüman yılda bir yumurta ile yarım somun verse kasabadan bir değil, on Naciye geçinir."
Reşat Nuri Güntekin
Sayfa 25 - İnkılap Kitabevi Bütün Eserleri 7, 20.Baskı İstanbul
"Yarabbi, bu milletin felaketi ne zamana kadar devam edecek? İtalyan Muharebesi, Balkan Muharebesi, kolera... sıra sıra yangınlar.. Biçare Anadolu'nun rahat bir nefes alacağı sırada da bu zelzele afeti."
Reşat Nuri Güntekin
Sayfa 4 - İnkılap Kitabevi Bütün Eserleri 7, 20.Baskı İstanbul
"Sanat sanat içindi; bu muhakkak! Fakat ne çare ki, pratik hayatta bu, kunduracının sırf kendi ayağına göre kunduralar yapmasına benzer bir şeydi. Kendini halka tanıtmak isteyen şair, aktüaliteye dair şiirler yazmalıydı."
Reşat Nuri Güntekin
Sayfa 43 - İnkılap Kitabevi Bütün Eserleri 7, 20.Baskı İstanbul

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Değirmen
Baskı tarihi:
Ocak 1998
Sayfa sayısı:
144
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751001825
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İnkılâp Kitabevi
Değirmen, Reşat Nuri Güntekin'in kısa romanlarıdan biri.

Bir kasabada yaşanan acı tatlı olaylar, kasabanın ileri gelenlerinin ruh dünyası, Sarıpınar'daki depremin açtığı yaralar ile çıkarcı, entrikacı tiplerin acımasız davranışları, ibret verici bir biçimde başarıyla işleniyor. Toplumun gerçekleriyle bir kez daha yüzyüze gelerek irkiliyorsunuz. Çarpıcı bir roman.

Kitabı okuyanlar 186 okur

  • Ülkü Dündar
  • İrem Özcan
  • Seçgin
  • Beyza Nur
  • Emre
  • Gürkan G.
  • Cursum Perficio
  • Drkitapsever
  • Canan Günay
  • Xəyalə Əliyeva

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.1
14-17 Yaş
%5.2
18-24 Yaş
%24.7
25-34 Yaş
%29.9
35-44 Yaş
%18.6
45-54 Yaş
%13.4
55-64 Yaş
%3.1
65+ Yaş
%2.1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%65.6
Erkek
%34.4

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%19.6 (10)
9
%11.8 (6)
8
%17.6 (9)
7
%13.7 (7)
6
%15.7 (8)
5
%9.8 (5)
4
%5.9 (3)
3
%3.9 (2)
2
%0
1
%2 (1)