Mukaddes Başoğlu

Mukaddes Başoğlu
@MukaddesBasoglu
"Hayat, hayâldir.." "Hiçbir amelime güvenmiyorum lâkin Allahü Teâlâ'nın düşmanlarına düşmanlığım var.." Atlara âşık bir Türkmen yörüğü..
Materyalizm Çöküyor
Kara ve kızıl süper güçlerin her ikisi de materyalisttir. İnsana ve âleme bizim gözümüzle bakmamaktadır. Öyle ki, kara ve kızıl emperyalizm, yalnız mazlum milleti sömürüp tüketmekle kalmamakta, bizzat kendi ülkesinde bile insanı, ya "ekonomik bir hayvan" statüsü içinde veya "emeği satın alınabilecek bir mal" olarak görmektedir. Kısaca, materyalist zihniyet, günde üç veya dört vardiya halinde, insanları kıyasıya çalıştırmakta, arta kalan zaman içinde de meyhanelerin, kumarhanelerin ve batakhanelerin kucağına terk etmektedir. Galiba pek az istisnası ile laboratuvarlar, kitaplıklar, sanat evleri ve mabetler boş kalmaktadır. Üstelik, bu çark, bir ömür boyu, aynı monotonlukta dönmekte, insanlar, birer kadavra haline gelince "emekli olarak" ya bir âcizler evine veya bir devlet pansiyonuna kapatılarak ölümü beklemeye terk edilmektedir.
Sayfa 35
Alıntı
Reklam
Bize göre, "madde", ilahî mesajlarla yüklü olarak muhatabını aramaktadır. O, kendinde yazılanlardan habersiz kapalı bir zarf gibidir. Âdemoğulları, Şanlı Peygamberimizin: "Allah'ım bana eşyanın sırlarını olduğu gibi aç" diye buyurduklarını düşünerek "maddedeki bilgi yükünü" anlamaya ve çözmeye çalışmalıdırlar.
Sayfa 32
Alıntı
Biz, Müslümanlar, dünyaya mahkum olmak için değil hakim olmak için zenginleşmek isteriz. Biz "dünyaperestleri" mağlup etmek için dünyanın dizginlerini elimizde bulundurmak zorundayız. Bize göre "Dünya, ahiretin tarlasıdır" ve "mânânın zaferi için" maddeye hâkimiyet gerektirmektedir. Yani, insan maddeye tapınmamalı, onun efendisi olmalıdır.
Sayfa 30
Alıntı
Materyalizm ve Tüketim İhtirası
Materyalizm, insanlarda korkunç bir "madde ihtirası" doğurduğu için, bu felsefenin hakim olduğu cemiyetlerde, herkes bir diğerinin "yediği lokmayı", "giydiği elbiseyi" ve "yaşadığı mekânı" kollar.
Sayfa 29
İslam, madde ile yetinmeyip mânâya, müşahhasla yetinmeyip mücerrede, tabiatla yetinmeyip tevhide, yaratık ile yetinmeyip Yaradan'a ulaşmak isteyen insanı alkışlamaktadır.
Sayfa 28
Alıntı
Reklam