Bugün insanlar arasında dostluk kurmak istiyorsak durumu değiştirmek için savaşmalıyız. Değeri olan bir ahlak zorunluluğudur bu. Bizim gibi yalnız bırakılmış, yabancılaştırılmış insanlar günün birinde özgürlüklerini kazanırlarsa ne yapacaklarını bilemezler. Ama insana insanca davranmak bir ilke sorunudur. Bizim de bu ilkeden hiçbir zaman ayrılmamamız gerekir.
İnsanlar birbirlerini gerçekten göremiyorlar. Dediğim gibi bir yığın makina ve çeşitli toplumsal etkenler görüş alanımızı kapıyor. Bugün herhangi bir gerçek ahlak sisteminden söz etmeye imkan yoktur.
Yazarın sorunu budur işte. Aç bir dünyada yazının yeri nedir? Ahlak gibi, edebiyatın da evrensel olmaya ihtiyacı vardır. Bunun için de yazarın çoğunluğun yanında, iki milyar aç insanın yanında yer alması gerekir.
Bir yazar için ne olduğunu açığa vurma çabası, bütün var olanı açığa vurma çabasıdır. Bu yüzden en açığa vurucu ve "estetik yönden" en etkileyici yapıtın bir çeşit kapalılıkta kendini ortaya koyan bir yoğunluğu olması gerektiğini düşünüyorum.