Mukaddes Mutlu

Annenin yaşam sevgisi de tıpkı huzursuzluğu gibi bulaşıcıdır.
Sayfa 52·Kitabı okudu
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Eğer birisini gerçekten seviyorsam herkesi severim, evreni severim, yaşamı severim. Başka birisine "seni seviyorum" diyebilirsem, "sende herkesi seviyorum, seninle bütün evreni seviyorum, sen de kendimi seviyorum" diyebilmem gerekir.
Sayfa 50·Kitabı okudu
Alıntı
Sevgi bir etkinliktir; edilgen bir olay değildir; bir şeyin içinde olmaktır bir şeye kapılmak değildir. Sevginin etkin özelliği, en genel biçimde şöyle tanımlanabilir: Sevgi vermektir, almak değildir.
Sayfa 29·Kitabı okudu
Alıntı
Etkin bir eylemi yaparken kişi özgürdür, giriştiği eylemin efendisidir; edilgen bir eylemi yaparkense kişi itilmektedir, kendinin bile farkında olmadığı bir itici gücünün nesnesi durumundadır. Bu yüzden Spinoza erdemle gücün aynı olduğu, bir olduğu sonucuna varır. Özenme, kıskançlık, hırs, türü ne olursa olsun açlık: Bütün bunlar tutkulardır; oysa sevgi zorunluluk altında değil, yalnızca özgürlük içinde gerçekleşebilecek bir eylemdir; insanca güçlerin ortaya dökülmesidir. Sevgi bir etkinliktir; edilgen bir olay değildir; bir şeyin içinde olmaktır, bir şeye kapılmak değildir. Sevginin etkin özelliği, en genel biçimde şöyle tanımlanabilir: Sevgi vermektir, almak değildir.
Sayfa 28·Kitabı okudu
Alıntı
Bireyselliği ortadan kaldıran bu eşitlik fikri çağdaş toplumda gittikçe yayılmaktadır; çünkü sürçmeden, takılmadan, kitle olarak çalışacak, birbirinin aynı insan atomları aranmaktadır; bu insanların hepsi aynı buyruklara uyar; oysa herkes kendi gönlüne göre davrandığını sanır. Çağımızda kitle üretimi nasıl eşyaların tek tip olmasını gerektiriyorsa, toplumsal süreçte insanların tek tip olmasını ister ve buna "eşitlik" adı verilir.
Sayfa 23·Kitabı okudu
Alıntı