Temel olarak insanın kendine, hayatının anlamının ne olduğunu sormak yerine, bu sorunun muhatabının kendisi olduğunu anlaması gerekir. Herkes hayat tarafından bir sorguya çekilir ve hayatı sadece kendi hayatıyla, kendi sorumluluğuyla cevaplayabilir.
İnsanın gerçekte ihtiyacı olan, gerilimin olmadığı bir durum değil kayda değer bir hedef, özgürce seçilmiş bir görev uğruna uğraş ve mücadeledir. İhtiyaç duyduğu şey, ne pahasına olursa olsun gerilimden kurtulmak değil, onun tarafından karşılanmayı bekleyen potansiyel bir anlamın çağrısıdır.
bir şiirden alıntı yaptım: "Was Du erlebst, kann keine Macht der Welt Dir rauben." (Yaşadığın hiçbir güç deneyimlerini senden alamaz.) Sadece deneyimlerimiz değil, ayrıca yaptıklarımız, sahip olduğumuz bu yük düşünceler ve çektiklerimiz kaybolmadı. Geçmişte kalsa da onları var ettik.