Yukarıda karanlıkta tek başına bir bülbül, üzerinde oturduğu ağaçtan aşağı, farkında olmanın verdiği bir mutlulukla repertuvarında ne varsa hepsini boca ediyordu aşağıya, günebakan kuşunun o tiz ki ki sesinden saksağanın öfkeli gak gak sesine, oradan bataklık yakamozunun ağıdına geçiyordu.