Beni sen ittin tehlikede yaşamaklara
beni sen zorla ittin hatırlatırım
gitme dedim gözlerimle yalvardım
ışıklara büyülenmiştin sönmeden günah yanan
ışıklara koştun beni karanlık bıraktın.
Oysa ben ezilecek kız değildim biliyorsun
bayrak açmış orduyu çiğner de geçerdim
tek seni çiğnemedim, çiğnemek istemedim
acımak kuşandım sana sonra sevmek denedim
anıtladım ellerimle, yücelttim kendimde kendim.
Seni ben yoğurdum, ben işledim, ben çizdim
bayramladım, şölenledim, süsledim içten
tuttun çaresizliğimi kollayıp bir casus gibi sen
umulmaz zamanlarda bıraktın beni gittin
yalnızlığımın çorak ülkesine ehramlar diktim.
Söksem koparsam durmaz açar yine
yüreğime ektiğin elem çiçeği
ben eksilirim o çoğalır her geçen gün
hatta yaşantımı tüketir de
tükenmez senin bendeki hüznün.
Bu hüzündür bu hüzün beni asıl iten
tehlikede yaşamaklara, yasaklara
yayından fırlamış ok gibiyim
dönemem artık istesem de dönemem
geçtiğim bütün köprüleri yaktım, anla...
Türkan İldeniz-ELEM ÇİÇEĞİ