Kur'an "Oku" diye başlıyor ama bütün surelerinde aksiyon, iç kaygıyla birlikte yürüyor. Kur'an'da, hakikat, teorik bir anlatışla değil, akaj yonla birlikte, ilim, sanat, tarih, hakikat, aksiyon, birbirinden ayrılmaz bir mucize içinde kaynaşmış ve vahiy dediğimiz bir öze dönüşmüş olarak geliyor.
İnsan, aksiyonla varlığını belirtiyor. Ağını örmek örümceğin bir aksiyonuysa, en üstün bir varlık olduğunu belirtecek bir anıtı içinde ve dışında yükseltmek de insanın aksiyonudur. İşte, tarih bu anıtı inşa etmek demektir. Anıtsa İslâm'dır.
Çağımızı dolduran islâmın kültür ve bağım- sızlık savaşından daha güçlü ve daha haklı bir aksiyon yoktur. Kendini benzinle yakan bir budistin intiharının bile soy bir aksiyon sayıldığı bir çağda, kendini müslüman bilen bir kişi, islâmın aksiyonu olan, erdem, melek, kutsallık, bilgi ve kurtuluş taşan, insanın en büyük eğiticisi, öğretmeni ve önderi cihaddan nasıl geri durabilir?