Münferit

Münferit
@Munfert
Ruhumuzu büyüttük azgın seller içinde Ellerimizi göğe açtık eller içinde
Reklam
Kur'an "Oku" diye başlıyor ama bütün surelerinde aksiyon, iç kaygıyla birlikte yürüyor. Kur'an'da, hakikat, teorik bir anlatışla değil, akaj yonla birlikte, ilim, sanat, tarih, hakikat, aksiyon, birbirinden ayrılmaz bir mucize içinde kaynaşmış ve vahiy dediğimiz bir öze dönüşmüş olarak geliyor. İnsan, aksiyonla varlığını belirtiyor. Ağını örmek örümceğin bir aksiyonuysa, en üstün bir varlık olduğunu belirtecek bir anıtı içinde ve dışında yükseltmek de insanın aksiyonudur. İşte, tarih bu anıtı inşa etmek demektir. Anıtsa İslâm'dır. Çağımızı dolduran islâmın kültür ve bağım- sızlık savaşından daha güçlü ve daha haklı bir aksiyon yoktur. Kendini benzinle yakan bir budistin intiharının bile soy bir aksiyon sayıldığı bir çağda, kendini müslüman bilen bir kişi, islâmın aksiyonu olan, erdem, melek, kutsallık, bilgi ve kurtuluş taşan, insanın en büyük eğiticisi, öğretmeni ve önderi cihaddan nasıl geri durabilir?
Şüphe yok ki, İslâm aksiyonu, düşünüş, duyuş ve inanıştan ayrılmaz. Onların başladığı yerde aksiyon da başlamış demektir.
İslam'ın temeli elbette inançtır. Aksiyon, inancın, toplumun müesseselerine uzaması sonucunda kendiliğinden doğacaktır. Ufak bir kadrodaki inanç, düşünceyi, düşünce, kütlenin şuuraltını zorlamış, bundan, kütle inancı belirmiştir. İşte, İslâm, bu inanç temeli üzerinde hızla yükselecektir.
Misyoner mantığının, batılı sığ bilginin yaydığı peşin hükümler deryasında yüzüp duruyoruz. Profesörler de dahil bütün bir aydınlar kadrosu, düşünce örgüleri bir yığın peşin hükmün eklem ödevini gördüğü bir düşünce mağmasına sahiptir. "Din ayrı, dünya ayrı", "Bu çağda da artık dinin hükmü olur mu?", "Batı Medeniyeti'nden vaz geçilemez", "Bu çağda artık İslâm uygulanamaz", "Kutupta nasıl namaz kılacaksınız?"... gibi yüzlerce peşin hüküm bir örümcek ağıymışçasına düşünce akışımızı bozmuş ve bunaltmış, tek çare olarak da, batıdan aktarma yolunu bırakmıştır. Tek açık kapı şu: Batı düşünecek, biz de onu hemen alacağız, kullanacağız. O da, biz daha mevcudu aktarmadan artıp geliştiğine ve değiştiğine göre, yetişememekten gelen bir düşünce hafakanı içine yuvarlanmamız işten bile olmuyor.
Reklam