Munkur

Munkur
@Munkur
Aslında saldırganlık analiz edilmesi gereken bir sorundur ve başlı başına doğuştan bir dürtü olarak tamamen rafa kaldırılamaz. Hastalarımdan birinin dediği gibi " Öfkelenebildiğimde büyük bir enerji hissedebiliyorum. Aksi takdirde, kendimi çekingen ve güçsüz hissediyorum" demek gerçeğe daha yakındır.
Sayfa 312
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
İnsanlar korktukları için nefret ederler. Henüz kendisini savunup desteklemesi tamamiyle olanaksız olan zayıf ve bağımlı çocuk, destekleyici olmayan, hatta düşmanca bir çevreyle karşılaşırsa, korku onu geri çekilmeye ve ilişkileri koparmaya zorlar. Sevmeyi olanaksız kılan korkudur ve temel sorun sevgi ve korku arasındaki çatışmadır. Başa çıkılması güç bir çevreye karşı çocuk, nesne ilişkilerini sürdürmek için "kaçmak " ile "savaşmak", şizoid geri çekilme ile nefret geliştirerek sevmeyi kendisi için olanaksız kalanlarla savaşmak arasındadır. Sevmek güçlü ve istikrarlı bir kişi gerektirir; nefret zayıflığın ve korkunun savunmasıdır
Sayfa 279
Özetle,çocuğuyla ilişkisinde anneye böylesine gerekli olan duyarlılık ve duygudaşlık kapasitesi insan doğasındaki dişil öğe olarak hissedilir ve yansıtıldığında ya gerekli bir şey olarak istenir ya da başka bir kadında, çoğu kez küçük bir kız çocuğunda, yok edilmesi gereken bir zayıflık olarak nefret uyandırır
Sayfa 192
Bunun tersine,fazla anaç olmayan,meşgul,koşuşturan,düzenleyici, baskın,bebeğin kendi hazırladığı zaman çizelgesine göre beslenmesine karar vermiş annenin sunduğu meme,bebeğe bir şeyler yapmaya çalışan sahte eril öge memesidir. Özellikle en erken evrelerde bebeğin coşkusal gereksinimlerini anlayan anaç anne,onun ne zaman isterse o zaman karnını duyurmasına ve bunun tadını çıkarmasına ve daha sonra anne memesine başını koyarak huzur içinde uyuyup dinlenmesine izin verir. Bebeğin dingin bir varoluşun, yalın bir olmanın tüm huzurunu deneyimleyebileceği kusursuz bir dişil öğe memesi vermiş olur ona
Sayfa 178