Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Tarihte hukuk ve yargıda emsal olan, nice milletlere adalet dağıtan bir ümmet, nasıl oldu da şimdi bir nebze adalet için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önünde adalet arayabilecek bir hale geldi? Mümtaz ve adil bir 'Hakim' iken nasıl oldu da prangalı bir 'mahkuma' dönüşüverdi!
Ceketini hiç sevmezdi.
"Çıkarmak istiyorum, sevmediğim hâlde bana siyaset için giydirdiler." derdi.
Çıkardı, gitti..
Üzerinde hücum yeleğiyle, askerlerinin en önünde..
"Jilet gibi ütülü ceketler sizin olsun, bana kan ve toza bulanmış şehadet gömleğini verin." dercesine;
Ceketini, kendisini cihad meydanında yapayalnız bırakan tüm miskin kravatlı/ceketlilerin hantal suratlarına çarpıp gitti.
Bir ceket uğruna kamburu çıkanlardan olmadan;
Cekete tamah etmeden,
Ceketlilerden pervâ etmeden izzetiyle, şerefiyle;
Bu kirli dünyadan çekti gitti..
Bu çirkef dünyaya eyvallahı olmadan;
Ceketsiz, minnetsiz, tavizsiz gitti