Murat Alper Dikici

Murat Alper Dikici
@MuratAlper
Bilişim Teknolojileri Öğretmeni
Lisans
Kaş
Konya, 9 Kasım 1980
21 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı

Murat Alper Dikici

, bir kitap okudu
Puan vermedi·141 syf.·
6 günde okudu
·
2025 24. kitabı
Enver Paşa
8.1/10 · 804 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Düşman sadece önde mi?
... Neden savaş bitmediği halde, silahını kılıfına koymak istediydi acaba? Bu kadar pişkin bir savaşçı olduğu halde, neden sırtını ateş boyunda düşmana döndü? Asıl tehlike arkadaymış gibi... Neden kızını, karısını anmadan gitti? Çok sonra bizim Doktor Münir Bey açıkladı kendisine göre: 'Düşman salt önde mi? Arkadaki domuzları napalım, kendi rezillerimizi?' dedi bir gün, homurdanarak... Demin sen bakkala gidince hatırladım apansız...
Sayfa 178 - Ketebe·Kitabı okudu

Murat Alper Dikici

, bir kitap okudu
Puan vermedi·360 syf.·
15 günde okudu
·
2025 19. kitabı
Kemal Tahir
8.5/10 · 5,3bin okunma
Kâmil Bey, fincanları toplarken ortaya sordu: "Düşman saldırısından ne haber? Enişte Bey bir şey söylemi yor mu?" Nermin, omuzlarını salladı. Sabriye, umursamadan karşılık verdi: "Bilmem! Beybabam geçenlerde anlatıyordu bir şeyler... Yunanlılar bu yaz bu işi bitirmek istiyorlarmış." "Nasıl bakalım?" "Ankara'yı alarak... Dışarıda her kafadan bir ses çıkıyor. Bey babama bakarsanız, Ankara yakında düşermiş. Öyle değil mi Nermin?" "Evet öyle!" Kâmil Bey, kaşlarını çatarak karısına döndü: "Ankara düşmez. Düşse de savaş bitmez! Ankara'dan sonra Kayseri var, Erzurum var, daha gerileri var." "Daha gerileri var,' diye bu savaş sürüp gidecek mi? "Bütün dünya barış istiyor da yalnız Ankara yanaşmıyor, sözü doğru demek... Bu Ankara neden barış istemiyor kuzum?" Düşmanlar topraklarımızdan çıkmıyorlar da ondan..." "Savaşla hiç çıkaramazmışız! Doktor Lütfu Bey, 'İngilizle başa çıkılmaz, diyor. En kestirmesi barış... Geçenlerde Enişte beyimin yazıhanesine Kapiten Tomson uğramış. Hatırladınız mı? Bizi Bekirağa Bölüğü'ne getiren yüzbaşı... Sizi sormuş. Çok üzüldüm! demiş, 'Ne güzel İngilizce konuşuyordu,' diye acımış." "Bana mı, İngilizceye mi?" "İngilizceye olur mu? Size acımış elbette... 'Merak etmeyin, barış yakın, demiş. Barış istemiyor musunuz?" "Şartı bilir."
Sayfa 274 - Ketebe·Kitabı okudu
Alıntı