Bu kitabı Adora Yağmur :un YouTube videosundan görüb almışdım. "Ağlama maratonu"nda oxumuşdu və ağlamışdı. Buna görə aldım. Bəyəndim. Bir uşağın dilindən danışılması daha da təsiredici idi. Bu kitab sayəsində bir daha başa düşürsünüz ki, müharibə necə də vəhşi, dəhşətli, murdar bir şeydir. Gözüm bir çox səhnələrdə doldu. Amma final səhnədə ağlamsınan oldum. Şmuel və Bruno, sizin üçün darıxacam
Sadece bir şey söyleyeceğim. BA-YIL-DIM.
Çok sevdim. Resmen ağladım. Korkmayın mutlu son oldu. Ama ağladım. Tüm seriyle ilgili yine bir inceleme yazacağım. Oradan tüm seriyle ilgili fikirlerimi bula bilirsiniz.
3 ve 4cü kitapları ard-arda okuduğum için hangi sahnenin 3de veya 4de olduğunu unutdum. Sadece bu kitapda 100-300 sayfa arasında sıkıldım bir az. Ama sonra tekrar kaos başladı. Yine sevdim yani.
Konusu mitoloji olan bir kitapla karşınızdayım.
İlk önce şunu söylemek istiyorum. Ben mitoloji seven birisiyimdir ama sadece türk mitolojilerini. Diğer hiç bir mitolojilerden haberim dahi yok. Bu kitabın da asıl konusu iskandinav mitolojisi.
Ay mitoloji de mitoloji. Bıktım mitoloji yazmaktan.
İlk önce beğenmediklerimden başlayayım.
Kitabda zamanlarla ilgili problem var. Yani aynı zamanda yazılmamış. Bir cümlesi şimdiki zaman, diğer cümlesi ise geniş zamanda yazılmış.
Sonra ilk başta dediğim gibi iskandinav mitolojisini her kes bilmiyor. Bilmeyenler için her terim için aşağıda kısa malumatlar verilseydi iyi olurdu. ( Ben araştırarak buldum)
Yani bence bazı mantık hataları vardı. Ana karakter valhallaya gitmek istiyor. Onun için yola çıkıyor. Tanrıların yanına ama sonra tanrılardan intikam almak için devam ediyor.
Bazı kelimeler tekrar yapılmıştı. Aynı kelimeyi çok fazla kullanmış yani.
İyi taraflarına bakarsak, ilk önce savaş sahneleri çok iyiydi. Güzel yazılmıştı.
Konusu güzel (fakat daha iyi yazıla bilirdi bence). Kitap sürüklüyor. Yani ay yarım bırakayım sonra devam edeyim yok. Zaten sayfa sayısı az olduğu için bir oturuşta bitirile bilir bir kitap.
Benden bu kadar. Yazara buradan yazarlık konusunda başarılar diliyorum. Görüşmek üzere
Bu kitabın sonu böyle mi olmalıydı? :(. Kitabı çok, çok, çok sevdim. Sonu ama çok üzdü. İlk kitapdaki gibi fazla küfür yoktu. Lgbt yoktu. Sadece Yankı ile Helin çok fazla yapış-yupuş oldular. Kitabı yeni bitirdim. Hala etkisindeyim. Uzun inceleme yazamayacağım.
Spoiler (sayılmaz ama kitapdaki sahneler işte)
En sevdiyim sahneler Bartu'yla oldukları sahneler, Kostüm partisi ve en güzeli kar topu oynadıkları zaman.
Benden bu kadar. Görüşürüz.